10/10
·142 syf.··
Beğendi
·
2024 38. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2024 15:07
İntibah, 19. yüzyılda yani Tanzimat Dönemi'nde kaleme alınmış bir eserdir. Türki Edebiyatı'nın 'ilk edebi romanı' olma özelliğini taşır. Bu dönemde edebiyatımızda Batı edebiyatının etkilerini görmek mümkündür. Bu eser Magosa’da yazılmıştır.Romanın asıl adı “Son Pişmanlık” tır fakat sonradan “İntibah” ya da “Sergüzeşt-i Ali Bey” olarak değiştirilmiştir. Varlıklı bir ailede büyüyen Ali Bey’in babası vefat edince miras Ali Bey’e kalır. Ali Bey, daha on beş yaşında iken birkaç dil bilen, iyi eğitim görmüş, yetenekli biridir. Bu gencin tek kusuru bir şeye merak saldığında sanki dünyada hiçbir şey yokmuşçasına onunla uğraşmasıdır. Gencin bu kusurunu babası olabildiğince iyi bir tarafa itmiş, okumaya alıştırmıştır. Yirmili yaşlara geldiğinde babasının vefatı, hayatını alt üst etmiş, odasından çıkmaz olmuştur. Hayatının varlık sebebi olarak gördüğü babasını kaybetmesinin üzere girdiği bunalım halini, annesi yok etmek için sık sık Çamlıca sokaklarına gezintiye gönderirmiş. Fakat Ali Bey içine kapanık bir hayat yaşar. Annesinin ısrarı sonucu arkadaşı Atıf Bey ile birlikte Çamlıca’ya akşam gezmesine çıkar. Ali, burada tanıştığı Mahpeyker adındaki hayat kadınına aşık olur. Ali, bu kadını görmek için sürekli Çamlıca’ya gider ve sonunda tanışırlar. Mahpeyker, Ali Bey’i kendine bağlamayı başarır.Mahpeyker dışında hiçbir şey ile ilgilenmeyen Ali Bey, ailesi tarafından uyarılır fakat kimseyi dinlemez. Ali Bey Mahpeyker’e evlenme teklif eder fakat Mahpeyker “kendisiyle evlenmesine imkân olmadığını, evlilik dışında her arzusuna talip olduğunu” söyler. Ali Bey, bu sözlerin ne anlama geldiğini kavrayamaz. Kalemdeki arkadaşı Atıf Bey, Ali Bey’in sırdaşı olur. İsmini vermeden Mahpeyker’e duyduğu aşk hakkında onunla dertleşir. Bir gün Atıf Bey’le birlikte Mahpeyker’e, Çamlıca’ya giderler. Atıf Bey uzaktan kadını görür. Bu arada Ali Bey, kadının hafifliğinden dolayı laf atan birisiyle kavga etmek zorunda kalır. Atıf Bey, kavgayı yatıştırır; bu olay dolayısıyla da Mahpeyker’in nasıl bir kadın olduğunu öğrenir. Ali Bey de Mahpeyker’in durumunu anlamaya başlamıştır fakat kadın “istemeyerek bu yola düştüğüne ve suçsuz bir kurban olduğuna” Ali Bey’i inandırır. Ali Bey bu sefer de ihtiraslarının esiri olmuştur. Oğlunu bu kadından kurtarmak isteyen Fatma Hanım, Cariye Dilaşub’u satın alır.Bir gece evinde Mahpeyker’i bulamayan Ali Bey, onun başka erkeklerle gittiğini düşünerek Mahpeyker’i terk eder. Bir zaman sonra Dilaşub’tan etkilenen Ali Bey ona aşık olur ve cariyeyle evlenir. Mahpeykerin bu evlilikten haberi yoktur ve Ali Bey’in döneceğine inancı tamdır. Aradan 15-20 gün geçtikten sonra nazlanmayı bırakıp Ali Bey’e mektuplar yazar. Ali Bey, mektuplara cevap vermeyince Mahpeyker mektubunda kendini öldüreceğini belirtir. Bu mektubuna dönüt olarak Ali Bey; “Benim için varlıkla yokluk arasındasınız zaten, ben gönlümü koyacağım namuslu bir yürek buldum” tarzında bir yazı gönderir. Mektup eline gelince kahrolan Mahpeyker,en çok da “namuslu bir yürek” kısmına gücenir. Kendisi hayat kadını olduğu için kadının kendisinden üstün tutulması zoruna gider. Ali Bey’in ona geri dönmeyeceğini anlayan Mahpeyker hem Ali Bey’den, hem de sevdiği erkeği elinden alan Dilaşup’tan intikam almaya karar verir. Kirli işlerdeki büyük yardımcısı Abdullah Efendi’yle birlikte bir plan hazırlar. Dilaşup aleyhinde çeşitli dedikodular uydurur ve bunların Ali Bey’in kulağına gitmesini sağlar. Ali Bey kısa zamanda bu dedikoduların etkisinde kalır. Dilaşup’a hakaret eder, döver ve hatta evden kovar. Dilaşup’u Mahpeyker’in adamlarından bir esirci satın almıştır. Mahpeyker onu, kendi gibi kötü yola sürüklemeye çalışır. Genç kız direnir ve iffetini korumaya çalışır. Ana oğul Bey'in Dilaşub’dan sonra içkiye, karıya kıza düşkünlüğüden sonra maddi manevi sefalete düşerler. Annesi ev eşyasına varıncaya kadar her şeyini satar. Kira evlerinde oturur ve o yaşta nakış dikiş işleri yaparak geçinmeye çalışır. Ali Bey ise birkaç kadeh rakı için kırk paraya arzuhal yazar. Sonunda Ali Bey hastalanır. Oğlunun durumunu gören annesi de bir süre sonra hastalanarak ölür. Ali Bey annesinin mezarına bile gitmez, çünkü Dilaşub gibidir fahişe annesi üzerinden gelmiştir ve ettiğini de bulmuştur. Ali Bey ile kavuşamayacağını anlayan Mahpeyker, Ali Bey’i öldürme planları yapar. Bu planı öğrenen Dilaşub , Ali’yi uyarmaya gider. Fakat o anda katil , Ali’nin montunu giyen Dilaşub’u Ali sanar ve onu öldürür. Bunu üzerine Ali Bey, Mahpeyker’i öldürür ve hapse girer. Dilaşup’u, Ali Bey’in annesinin yanına gömerler. Ali Bey, artık her şeyini, sağlığını, sevdiği kadını, şeref ve haysiyetini, servetini kaybetmiş bir zavallıdır. Bu büyük acıların ağırlığı altında altı ay kadar hapishane köşelerinde sürünür ve bir gün, tam bir hüsran içinde son nefesini verir. Roman, “Son pişmanlık fayda vermez.” atasözü ile son bulur.
İntibahNamık Kemal · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,2bin okunma
·
87 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.