1918'de yayımlanan Dokuzla Dokuz Arasında, 20. yüzyıl başında Viyana'da göçmen üniversite öğrencisi Stanislaus Demba'nın kimliğini bulma çabasını anlatır. Yüzyıl başı, çok etnikli Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nda baskın ve otoriter Habsburg kimliğine karşı bireyin özgürlüğüne, gelişme ve ilerlemeye duyulan inancın; hümanist bir ahlak anlayışının yavaş yavaş taraftar bulmaya başladığı bir dönemdir.
...
Üniversite öğrencisi olan ve özel dersler vererek geçimini sağlamaya çalışan Stanislaus Demba'nın sabah dokula akşam dokuz arasındaki bir gününü anlatan 200 sayfalık bir klasik Dokuzla Dokuz Arasında. Demba, kız arkadaşı Sonja Hartmann'ın, Georg Weiner ile çıkacağı tatile engel olmak ister. Bunun için paraya ihtiyacı vardır ama cebinde metelik yoktur. Sonja'ya akşama kadar parayı bulacağını söyler ve bulursa da Weiner ile değil kendisiyle bu tatile çıkmasını teklif eder. Gelin görün ki para bulmak uğruna kütüphaneden aldığı eski bir kitabı bir antikacıya satmak üzereyken polis tarafından tutuklanır. Elleri kelepçeli bir şekilde polisten kaçan Demba, Viyana'nın sokaklarında ellerini kullanamadığı bir çaresizlik içinde para bulmaya çalışır.
...
Yazardan okuduğum ilk kitap. Yazarı da kitabı da sevdim. Dili oldukça akıcı. Dönemi, farklı karakterleri, farklı duyguları anlatan bir kitap Dokuzla Dokuz Arasında. Üstelik sonu beni beklenmedik bir şekilde şaşırttı. Yeni bir yazar tanımak isterseniz mutlaka tavsiye ederim.
Dokuzla Dokuz Arasında - Leo Perutz