Puan vermedi·408 syf.··
2024 1. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 29 Aralık 2024 04:15
Oturup tam bir kurgu okumayalı çok olmuştu. O yüzden benim için oldukça keyifli bir okuma oldu, hayatın yoğunluğundan uzaklaşmak istediğim zamanlarda kendimi bu kitabın başında dinlenirken buldum. Aslında kitap ne kadar fantastik olsa da realist yönleriyle de hayatınızdan izler bulabileceğinizi düşünüyorum. Zaten mitoloji bir yerde insanların dünyayı anlamlandırma çabası değil midir? Onlara "uydurma masallar" diyerek bakmaktan ziyade, "İnsanlar bunu nasıl anlamlandırmış?" diyerek bakarsanız kurguyla beraber anlam arayışınızı da arttırabilirsiniz. Yazarın mitolojik bir karakteri ele alıp bu kadar hayran olunası şekilde anlatması o kadar etkileyiciydi ki bazı geceler onu okurken uyuyakaldım ve uykumdan uyanıp devam ettim. Kirke alıştığımız tanrılardan çok farklıydı ne Zeus gibi ayaklarına kapanılan ne Athena gibi kurnaz ne de Hera gibi kıskançlıktan gözü dönmüş bir tanrıydı Kirke'ydi sadece. Kitapta birçok tanrıya ve mitolojik karaktere atıf yapılıyor. Her biri bir şekilde Kirke ile karşılaşıyor, açıkçası her gelen karakterde heyecanım daha da arttı -özeklikle Odysseus-. Kitabın içeriğine ve Kirke'ye biraz değinecek olursam: Kirke, Okeanos’un nympha kızlarından biri olan Perses ve Güneş Tanrısı Helios’un çocuklarından ilki. Sesinin insan sesine benzemesi ve gözlerinin farklılığından dolayı sürekli tanrılar arasında alay konusu olmuş hatta kendi ailesi tarafından bile hiçbir zaman sevilmemiş biri. Hikâye tam olarak buradan başlıyor Kirke kendisi olduğu için sevilmiyor, değer görmüyor. Diğer tanrı ya da tanrıçalar gibi olmadığı için en başta ailesi onu yok sayıyor. Kirke kendisini olduğu haliyle kabul etmeyi yüzyıllar sonra öğreniyor, anlamını buluyor. Peki ya bizler, anlam arayışını bulanımız var mı?
Ben, KirkeMadeline Miller · İthaki Yayınları · 202444,3bin okunma
·
117 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.