Danimarkalı bilim insanı ve psikanalist Carl Vett, tasavvuf anlayışını incelemek gayesiyle 1925 senesinde İstanbul’a gelmiş ve bir müddet Kelâmî Dergâhı’nda kalmıştır. (Nitekim bu tarihten kısa bir süre sonra tekke ve zaviyelerin kapatılması meselesi gündeme gelecektir.) Eser, tekke hayatını Batılı bir okültistin bakış açısıyla ele almaktadır.
Uzun yıllar psikiyatri alanında incelemeler yapmış olan Carl Vett, insanı anlama çabasını ruh bilimiyle öylesine içselleştirmiştir ki bu durum onu, ruhun manevî anlamda kendini nasıl geliştirdiği sorusuna yöneltmiştir. Bu merak doğrultusunda ilgi alanını zamanla mistik, medyumistik ve psikolojik konulara kaydırmış; böylece ruh bilimi sahasında daha da derinleşmiştir.
Çalışmaları sırasında Hindistan’a giden Carl Vett, burada tanıştığı bir imamın ve bazı Batılı araştırmacıların tavsiyesiyle İslâm tasavvufu üzerine yoğunlaşmaya karar vermiştir. Bu kararın ardından 1925 yılının Nisan ayında İstanbul’a gelmiştir. İstanbul’da farklı tarikat mensubu liderlerle görüşmüş, nihayet yolu Kelâmî Dergâhı’na, Şeyh Esad Erbilî Hazretleri’nin dergâhına düşmüştür. (Esad Efendi, tekke ve zaviyelerin kapatılması sürecinde idam cezasına çarptırılmış; ancak yaş haddinden dolayı bu ceza ömür boyu hapse çevrilmiştir. Kendisi Nakşî şeyhidir.)
Carl Vett, Kelâmî Dergâhı’nda yaşadığı bir hatırayı şu şekilde aktarmaktadır:
Şeyh Esad Erbilî Hazretleri bana,
“Allah Teâlâ’nın her yerde hâzır ve nâzır olduğuna inanıyor musunuz?” diye sordu.
“— Evet,” dedim.
Bunun üzerine Erbilî Hazretleri şöyle buyurdu:
“O hâlde her an Allah Teâlâ’nın huzurunda bulunduğunuzu kabul ederek düşünün. Mütevazı tekkemize gelmekle bir fedakârlıkta bulundunuz. Bu fedakârlığa biraz daha katlanınız. Belki zamanla şimdikinden daha kuvvetli bir kanaate sahip olacaksınız.” Bu noktada nihaî bir kanaat bildirmemiş olsa da dönemsel bir izahat sunması kıymetlidir.
Carl Vett, İstanbul’da bulunduğu süre boyunca edindiği bu hatıraları 1931 yılında Almanca olarak Seltsame Erlebnisse in Einem Derwisch Kloster adıyla yayımlamıştır. Eser, 1953 yılında İngilizceye çevrilerek Los Angeles’te Derwish Diary unvanıyla ikinci kez neşredilmiştir. Türkçeye çevirisi ise ilk kez Ethem Cebecioğlu tarafından Kelâmî Dergâhı’ndan Hatıralar adıyla yapılmıştır.
Tekke Günlüğü’te, müellifin bu dergâhta geçirdiği on dört gün boyunca yaşadığı manevî dönüşümün yanı sıra; dergâhın ve bölgenin dönemsel özellikleri, tekkeye gelen müridanın nitelik ve niceliği, 1925’lerin İstanbul’una dair gözlemler gibi pek çok husus son derece profesyonel bir bakış açısıyla ele alınmaktadır. Özellikle, dergâha güçlü bir tenasüh inancıyla gelen Carl Vett’in, Esad Erbilî ile gerçekleştirdiği derinlikli sohbetler oldukça dikkat çekici ve doyurucudur. Burada altını çizmek istediğim husus, tenasüh yani reenkarnasyon inancını yüzeysel bir bilgiyle basite indirgeme eğiliminde olanlara karşı, bu inanca sahip kişilere yöneltilmesi gereken eleştirel bakış açısıdır. Zira tenasüh inancını benimseyenler, bu okültist yönelimi çoğu zaman derin ve sistemli bir biçimde temellendirmektedir. Bu sebeple hakikate ulaşma süreci, onlar için ciddi bir imtihan hâline gelebilmektedir.
Eserde dikkat çeken önemli meselelerden biri de Müslüman olmayan, ancak mistisizmi araştırmak maksadıyla Kelâmî Dergâhı’na gelen bir Batılının, tekke içerisinde asla dışlanmaması ve bütün ayin ile zikir meclislerine katılım talebinin kabul edilmesidir.
Tekke Günlüğü’te öne çıkan bir diğer husus ise tekkenin müridan profilidir. Devlet kademelerinden sadrazamlar, Darülfünun’dan matematik ve felsefe müderrisleri gibi aydın zümreye mensup pek çok kişi, haftalık olarak bu dergâhı ziyaret etmektedir. Bu isimler eserde tek tek zikredilmektedir.
Kaynaklara göre Carl Vett, burada edindiği ve neredeyse ikna olduğu bilgilere rağmen Müslüman olarak vefat etmemiştir. Bu bilgi eserde yer almamakla birlikte, bazı kaynaklarda bu yönde değerlendirmelere rastlanmaktadır. Bu noktada, söz konusu Batılı psikanalistin gerçekten Doğu mistisizmini araştırmak amacıyla mı dergâha geldiği, yoksa bazı kaynaklarda iddia edildiği üzere bir İngiliz ajanı mı olduğu hususu belirsizliğini korumaktadır. Ancak dönemin tekke ve zaviyelerine dair sunduğu görece tarafsız ve ayrıntılı bilgiler, her hâlükârda takdire şayandır.
🪻
Carl VettTekke Günlüğü
Tekke GünlüğüCarl Vett · Elest Yayınları · 20049 okunma