Carl Vett

Dervişler Arasında İki Hafta yazarı
Yazar
9.2/10
8 Kişi
57
Okunma
4
Beğeni
2.213
Görüntülenme

Hakkında

Danimarkalı bir araştırmacı olan Carl Vett, Hindistan’da tanıştığı bir imamın tavsiyesi ile İslam tasavvufunu araştırmaya karar verir, 1925 baharında bu amaçla İstanbul’a gelir. İlim ve kültür dünyamızın en azından kulak aşinalığımızın olduğu bazı önemli isimleri ile tanışır, kimisiyle dostluk kurar. İstanbul’daki Kelâmî Dergâhı’nda iki hafta geçirir. Kendisi aslında ön yargılardan uzak bir hakikat arayıcısıdır. Sosyal bilimler alanındaki çalışmalarından sonra ağırlıklı olarak ruh bilim, parapsikoloji, mistisizm, medyumistik alanlarına eğilir. Detay: biographien.kulturimpuls.org/detail.php?&id=...
Ünvan:
Danimarkalı araştırmacı ve gezgin
Doğum:
Arhus, Danimarka, 25 Ekim 1871
Ölüm:
Roma, İtalya, 1 Şubat 1956

Okurlar

4 okur beğendi.
57 okur okudu.
52 okur okuyacak.
1 okur yarım bıraktı.

Okur demografisi

Kadın% 55.9
Erkek% 44.1
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Eve giden yol...
"İnsan ruhu ilâhi yüceliklerden gelir ve giderek daha yoğunlaşan maddelerden geçerek kafeste hapsolmuş bir kuş gibi bedene kadar iner. Başlangıçta kendisini esir gibi, dolayısıyla da mutsuz hisseder; fakat zamanla kafesine alışır. Genellikle bu süreç, geldiği yeri tamamen unutacak kadar kendisini kafesinde rahat hissetmesiyle sonuçlanır. İşte zikir ona tekrar vatanını hatırlamasında yardımcı olur. Vatanını özlemesini sağlar ve eve giden yolu bulmasını öğretir."
Sayfa 98 - Elest Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Avrupa'da çocuğun gelişimini nasıl hızlandırdığımızı düşündüm. Bir anne, çocuğu diğer çocuklardan daha önce yürümeye ya da ilk kelimelerini söylemeye başladığında bundan gurur duyuyordu. Doğu'da durum tam tersiydi. Burada insanlar çocuklarını bu dünyanın kuvvetlerine teslim etmeden önce gelmiş olduğu manevi âlemle olan rabıtasını mümkün olduğunca uzun bir müddet muhafaza etmeye çalışıyordu. Böylece çocuk dünyevî olana karşı bir karşı koyma kuvveti elde ediyordu. Bu kuvvet daha sonra kolaylıkla Allah'a adanmışlığa ve dindarlığa dönüşebiliyordu.
Sayfa 109 - Elest Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Reklam