Puan vermedi·92 syf.··Beğendi
···Okunma: 05 Aralık 2024 16:18 Kambur
18 yaşında gencecik bir kızın ilk romanı: Kambur
Hayret ediyor insan, on sekizindeki bir genç nasıl böyle cümleler kurabilir, yazabilir! Yazarın hayat hikayesini, mesleğini öğrenince hayretiniz birkaç kat daha artıyor.
Hele birde yazarın bir röportajını izlediyseniz, ses tonunu duyduysanız kitabı sanki siz okumayıp yazardan dinlemiş gibi hissediyorsunuz. Öyle nahif öyle dingin bir ses tonu var ki etkilenmemek elde değil.
Kambur olay örgüsü olmayan bilinç akışı tekniğiyle yazılmış, bir saatte bitebilecek ancak etkisi sizi uzun süre saracak bir eser.
Kitap akıp giderken birden duraksıyorsunuz, hayret edip sizi etkileyen cümleyi tekrar tekrar okumak, özümsemek istiyorsunuz.
Hayatınızın farklı zaman dilimlerinde tekrar elinize alıp okumak isteyeceğiniz nitelikte bir eser…
“…Ve ben, beğendiği şeylere el atmayan, hemen o yığınlardan birine katmaya çalışmayan insanları erdemli bulurum. Başka çarem de yoktur.”
“Bana sorulsa bir gün ‘Kamburunun düzelmesini mi istersin, yoksa tüm insanların kambur olmasını mı?’ diye, herkesi kambur görmek olurdu dileğim. Yerden yüksekliğimin bu gülünç santimleri yüzünden, yaşama da ölüme de sizlerden daha yakınım. Daha sonraları yerimi yadırgamamak için, yükselme isteğini bir türlü anlayamam.”
“Zaten bir portakalın doğusu batısı olduğuna inananlardan değilim- dolayısıyla dünyanın da…”
“Bir günü daha bitirmenin sevincini, yarına başlıyor olmam yarıda bırakıyor.”