Öncelikle kitap oldukça akıcı yalın bir dile sahip okuyucuyu yormayan bir oturuşta bitireceğiniz ve düşündüren bir kitap
Bu kitapta psikoloji doktoru olan Frankl’ın II. Dünya Savaşı’nda Nazi Kamplarında bulunduğu süreci ele alırken yaşadıklarını ve hissettiklerini konu alıyor. Kamp döneminde milyonlarca tutuklunun hayatını gözlemlediği, sahip oldukları tek şeyin yaşama içgüdüsü olduğunu, insanın anlamını yitirip sadece bir numaradan ibaret olduğunu, hasta veya vücudun zayıf düştüğü dönemlerde her an gaz odasına ya da krematoryuma gönderilme ihtimallerinden bahsediyor. Bu kitapta tutukluların yaşadığı bedensel açıdan daha çok yaşadıkları ruhsal acılara değiniyor.
Frankl, sadece bir psikiyatr ve nörolog değil, aynı zamanda bir toplama kampı esiri olarak kişisel deneyimlerinden yola çıkarak bu kitabı kaleme almıştır. Kitap genel hatlarıyla insanın en zor koşullar altında bile hayatına anlam yükleyebilmesinin mümkün olduğunu dile getiren logoterapi yaklaşımını tanıtır.
Logoterapi anlam terapisi demektir. Her bireyde zaman zaman ortaya çıkabilen karamsarlık, umutsuzluk, kaygı ve depresif ruh halinden uzaklaştırarak yaşam sevinci içinde hayata anlam katmayı hedefleyen bir terapidir.
Kitabın verdiği en güçlü mesaj: İnsan, en zor koşullarda bile hayatına anlam katabilir.