Ne zaman öleceğinizi bilseydiniz ne değişirdi hayatınızda?
Hatta bir adım daha ötesine gidelim! Nasıl bir hayat yaşayarak, hangi kitapları okuyarak ve yazarak hangi tarihte öleceğinizi bilseydiniz?
Bilmek ister miydiniz peki?
Bir internet sitesine girdiniz ve karşınıza kendi yaşam öykünüz çıktı, yaşadığınız ana kadar olan bölüm doğru, fakat o da ne! Yaşamadığınız zaman dilimleri de yer alıyor öykünüzde! Ve ölümünüz… Ne hissederdiniz? Bununla ilgili filmler dahi yapılmış, en ilgimi çekeni “Countdown” “bir uygulamadan hayattaki son günlerini yaşadığını öğrenen genç bir kadının hikayesi.” Okumaksa bambaşka olacak!
“Omuzlarımdaki yükün ağırlığını biliyor musun?”
Posta kutunuzda her gün yeni bir kitap görmek ister miydiniz? Ya da kapının çaldığını ve her gün kapınızda bir kitap bulduğunuzu düşünün! Başta ne kadar keyifli geliyor değil mi? Ama evinizde o kitapları koyacak yer kalmadığını ve yatağınızı dahi atmak zorunda kalacağınızı düşündüğünüzde durum bambaşka bir boyut almaya başlıyor. “Zaten kim bana kitap göndersin ki,” demeyin, gizemli bir yerden gelen ve ardı kesilmeyen kitaplar. Kütüphanem birçoğunun kimden geldiğini bilmediğim kitaplarla dolu! “Yeni kitaplar eve gelmeyi sürdürürler ve siz tek bir eski kitabı bile başınızdan atma fikrine tahammül edemezsiniz.”
Hiç, bir kitabın peşinizi bırakmadığı oldu mu? Ne yaparsanız yapın ondan kurtulamadığınız? Rüyalarınıza bile girmesinden bahsetmiyorum, uyanıkken bile onu görmeniz! “Her çağın kendi cehennemi vardır,” değil mi? Bu zamana kadar insanlara cehennemde ateş olduğu söyledi, peki ya cehennemde kitaplar varsa ve insanlar sonsuza kadar dinlenmeden onları okumakla yükümlüyse?
“Kitap okumanın büyük bir günah olabileceğini hiç düşünmemiştim.”
“Değil. Ancak yine de eğer olsaydı, dünya yaşamak için çok daha iyi bir yer olurdu.”
“Saçma sapan meselelerle uğraşmayı bıraktığım an uykularım düzeldi, eski iştahıma kavuştum ve hayata karşı ilgisizlikten, tükenmişlikten de kurtuldum. Tek bir kararın insanı bir anda böyle baştan yaratabilmesi şaşırttı beni.”
Ne iyi olurdu değil mi yeni yıla bunu başararak girebilmek? Zira çoğumuzun silkinmeye, kendini yenilemeye, ruhundaki döküntülerden kurtulmaya ihtiyacı var. Büyük ikramiyeden bile daha büyük bir yeni yıl kazancı olurdu. Denemeye ne dersiniz? Başka Zaman Kütüphaneleri içinde bulunan ve insana hayatın anlamını sorgulatan farklı maceralarıyla bu yolun kapısını açıyor. İçeriye girmek elbette size kalmış! Hayatınızı değiştirecek kitap “sıradaki” kitabınız olabilir. Okumadan bilemezsiniz. Ne diyordu bir şair: “Kitap okumadan meydan okuyamazsınız!”
Yıla veda edip yeni yılı karşılarken, sizi de bu meydan okumaya davet ediyorum!