Gönderi

Kadın meselesi genel eğitim meselesinden doğmuştur.
Memleketi muhafaza etmek, milleti maddi ve manevi sefaletlen kurtar­makla mümkün olur. İnsanın ilk eğitimi ana kucağıdır . Öyle ise alemin yarısını teşkil eden kadınlarımız bu eğitimden yoksun kalırsa bizim maddi ve manevi çevremiz de değişmemiş olur . *****
Sayfa 257 - Ülken Yayınları·Kitabı okudu
Felsefe
·
2.802 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Yahya Saygan
Gönderi Sahibi
Müslüman-Türk kadınlarının bugünkü içtimai hayatı birçok müz­min tesirlerin neticesidir. Bu uyuşukluğun dinden ileri geldiğini söylemek haksızlık­tır . Ben tamamen serbest düşünür bir adamım (Rıza Tevfik) , fakat dinlere garazım yoktur. İslami­yetin prensipleri müslüman kadınına insanlığın esas haklarını sağlamış, onlara riayet edilmesini emretmiştir . En kibar İngiliz kadını, evlendikten sonra mal ve mülküne sa­hip olamaz. Kocasının rızası olmadıkça kendi mirasını dahi satamaz, alamaz, hediye edemez. Boşanma suretiyle kocasının tahakkümünden kurtulamaz . Halbuki İslam hu­kuku kadınlara bütün bu hakları tanımıştır . Çok karılı aileye gelince, bu dini olmak­tan ziyade içtimai bir zaruret olarak doğmuş, sonradan adet olarak yerleşmiştir. Devamlı savaşların yuvada dinden çok rolü olmuştur. Kadın meselesinde önce sırf içti­mai olan cihetleri dikkatle ayırmalıdır. Mesela Anadolu'da erkekler kahvelerde tem­bel otururken kadınları tarlada çalışması dinle ilgili değil, içtimai bazı olayların neti­cesidir. s.258