Gönderi

Sisifos Söyleni | Albert Camus
Puan vermedi·160 syf.··
2024 10. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 20 Aralık 2024 00:00
(13/12) •] Camus, intiharı önemli olan tek felsefi problem olarak görür. •] Camus, herhangi bir sorunun diğerlerinden daha önemli olmasını yol açtığı eylemlerle belirler. •] Camus; hayatın anlamı sorusuna, Absürdizm dışında, iki düşünce yöntemi nispet eder: La Palisse veya Don Quixote metodu – "Böyle bir edim (İntihar), yüreğin sessizliğinde tıpkı büyük bir yapıt gibi hazırlanıyor." •] İntihar, bir nevi itiraftır. – "Yitirilmiş bir yurdun anısından ya da adanmış bir toprağın umudundan yoksun olduğu için, bu sürgün (* Hayat ve içindeki regülasyonlar) çaresizliktir." •] Camus, insan davranışının Absürt'ü kabulü sonucu yönlendirilmesi gerektiğini düşünür. *Benzer bir şekilde La Palisse ve Don Quixote metodların da kullananın davranışını etkilemesi iktiza eder. – "Bir insanın yaşama bağlanışında tüm hastalıklardan (Ilnesses) güçlü bir şey (* Şüphesiz ki yaşama sebebi) vardır." – "...Sözcükler üzerinde oynanılması, yaşama bir anlam vermeyi yadsımanın ister istemez yaşamın yaşama çabasına değmediğini söylemeye götürdüğüne inanılıyormuş gibi davranılması boşuna değil." •] Temel sorun olan yaşamın yaşanmaya değer olup olmadığına çözüm sadece iki kapıya (Umut ve intihar) mı dayanmakta? Absürd, her iki şekilde de intiharı mı dikte eder? –* "Sonuna kadar mantıklı olmak olanaksızdır" der Camus. Ben de seçilecek inancın temellendirilmesini, en azından kati delillerle altyapısının oluşturulmasını, mantıktan başka bir şeye dayanmayacağını/dayanmaması gerektiğini düşünüyorum. – "Direnç ile açık görüşlülük; Absürt'ün, umudun ve ölümün birbirlerine karşılık verdiği bu insandışı oyunun ayrıcalıklı izleyicileridir." (14/12) •] Bir kişinin şahsiyeti, içten eğilimleri kadar dışa vurumlarıyla da tanınabilir. – "Gerisi, bilinçsiz olarak yeniden zincire dönüş ya da kesin uyanıştır. Uyanışın ardından da sonuç gelir zamanla: İntihar ya da iyileşme." – "Herkesin sanki hiç kimse 'bilmiyormuş' gibi yaşamasına da ne kadar şaşılsa azdır. Gerçekte ölüm deneyimi yoktur da ondan." – "Her düşünce, insanbiçimseldir. (* Husserl'in Fenomenoloji'si tasarlanabilir)" – "Saltıklık isteği, insan dramının temel devinimini ortaya koyar." –* Saltıklığı sağlayan (Don Quixote metodunu benimseyenler ithafen), bildiklerimiz ve bildiğimizi sandıklarımızdır. – "Siz de tutmuş, kesin ama hiçbir şey öğretmeyen bir betimlemeyle bilgi vereceğini ileri süren, ama hiç mi hiç kesin olmayan varsayımlar arasında bir seçim yapmamı söylüyosunuz. (* Bu Varoluşçuluk'a bir sitemdir)" – "Bu evrensel, uygulamacı ya da ahlaksal us.., doğru insanı güldürecek şeyler. (* Mizaca bağlı, fıtri)" •] Absürt, USA aykırı olanla saltıklık isteğinin karşılaşmasıdır. –* Nasıllığı açıklamak, niçinliği doyurmaz. – "Göz diktikleri şey, ne olursa ya da ne olmuş olursa olsun, hepsi de... bu anlatılmaz evrenden ortaya çıktı." –* İnsanların hatabete temayülü; Camus'nün de vurguladığı üzere önem sırasının, yol açtığı yol açtığı eylemlere binaen oluşturmasını destekler nitelikte bir gözlemdir. (15/12) Philosophical Suicide: •] Bu bölümde genel itibariyle Absürt'e düşen insanların takındıkları tavırlar analiz ediliyor. –* Absürt; kollektivist hareketlere kurban buldurandır, onları birleştiren tek bağdır. •] Absürt, zihin ve bilinç ürünüdür. "Absürt diye bir şey varsa insanın evreninde vardır." – "Absürt, ancak kendisine boyun eğilmediği ölçüde anlam taşır." * Aksi senaryolarda zaten reddedilendir. •] Aynen bazı gerçekleri benimseyen ve onlardan kopamayan insan gibi Absürt'ün bilincine varmış kişi ayrılmamasıya bağlanmıştır ona. •] Jaspers'e göre (Karl Jaspers, Alman Varoluşçu filozof ve psikiyatrist) (J) anlaşılmazlık, evrenin aşkın varlığını gösterendi. "Absürt, tanrı olur böylece." – "Bunu saltıklamada gösterdiği tutku, açıklama gücüyle dünya ve deneyimin us dışılığı arasındaki uzaklıkla orantılı." (J) "Usun ön yargılarını yıkmakta o kadar büyük çaba gösteriyor." (J) – "Kendi benimsediğim koşullara uyup uymadığını, beni ilgilendiren çatışmaya uygun düşüp düşmediğini incelemek istiyorum." * Jaspers'in eleştirdiğinde ön yargısız yaklaşım •] Chestov'a (Lev Chestov, Yahudi ve Rus asıllı Varoluşçu ve din filozofu) göre usla bulunamayan mana, fideist bağlanış ile sağlanır. (16/12) •] Kierkegaard'un isteği Absürt'ten kurtulmaktır, Rahip Galiani'nin tabiriyle "iyileşmek"tir. •] Kierkegaard'ya göre Absürt, tanrıdır. Tabiri caizse "unpredictable"dır. "Bana bir de usun gururu bir yana bırakması, mantığın boyun eğmesi gerektiğini söylüyorlar." –* Yüzyıllar boyunca yaşamış bir insanın, diğerlerinin anlama duydukları ihtiyacı vurgulaması: güzel fikir. – "Mantığın sınırlarını kabul ediyorsam da görece yeteneklerini bilmediğimden, bu kadarı onu yadsımama yetmiyor. Ben yalnızca usun aydınlık kalabildiği bu orta yolda durmak istiyorum. Gururu buysa ondan vazgeçmek için yeterli görmüyorum." –* Bilinçli insanın metafizik durumu, Absürt'tür. Kierkegaard burada umut ve umutsuzluğu, Fideizm ve günah olarak ele alırken Camus böyle bir düalizme gerek olmadığını vurguluyor. "Absürt, tanrısız günahtır." •] Kierkegaard'un yöntemi acılı karşıtlığın (* Umutsuz olan, günah) yadsınması. Yaşamın temelini önemsemiyor (* Hiçbir şekilde objektif değil). Bu yadsımalar da bir nevi intihardır. •••] Camus'ye göre felsefi intihar, uslamlamadan öte sıçramadır. –* Kierkegaard'dan çok iyi Analitik Felsefeci olurmuş da Fideist Hristiyan olmuş. •] Dinsel öz, us dışınkn işlenmesidir. •] Husserl'in (H) metodu, Fenomenoloji; usun alışılmışını yadsır, bunu öznel bir süreç olarak okur. –* Bilim Felsefesi/Felsefeleri, Metafizik'ten vazgeçemez. Çünkü Fenomenoloji'nin subjektivitesinin etkisi altındadır. Burada müşahede edilen(ler) "amaçlılık"a paralel olarak delil alınır. •] Fenomenoloji, Absürt'ü öznel kabul ederken burayı (Uslamlandırmayı) açıklığa kavuşturmak ister. •] Başta us dışılık olan Absürt'ü kabullenir gibi gözüken Fenomenoloji, var oluşunu bu durumu usa uygun biçimde kurmaya borçludur ki bu da onu Absürt'e ters kılar. Öznellik atfetmesi, yine usla açıklanmaya çalışılmasının ürünüdür. Camus'nün tabiriyle "alçakgönüllülük"ten (* Uslamlanamazlığın kabulü) "güven"e (* Uslamlamanın geri dönüşü) bir sallanış söz konusu. – "Her şeyi açıklayan tek bir düşünce yok artık (* Tinsel), sonsuz sayıda nesneye anlam veren, sonsuz sayıda öz var (* Varoluşçuluk, Fenomenoloji)." (17/12) – "Her şey ayrıcalıklıdır demek, her şey eşdeğerlidir demektir (* Eşdeğerde yanlış)." •••] Camus'nün genel kanısı; bir anlam olmadığı, olsa dahi us dışı olduğu yönündedir. – "Çekime bağlı tüm kitleler yok olsaydı bununla çekim yasası yıkılmış olmayacaktı, yalnızca uygulamasız kalacaktı. (H)" * Camus bunu us dışı metafiziksel özdeşleştiriyor. •] Husserl, alışılmış usun üstünde us dışı tinsel us bulunduğunu düşünüyor. •] Husserl'e göre özdeksel; bilimin, tinsel mantığın mevzusudur. – "Gerçeğin sonuna kadar ussallaştırılmasıyla sonuna kadar us dışılaştırılması arasında gidip gelmesi, birinci durumda örnek mantıklara bölüyor (* H), ikinci durumda tanrılaştırıyor (* K)." •] Plotinus'la mantık estetik (* İzafi) oldu. "Tasımın yerini eğretileme aldı." (18/12) Absurd Freedom: •] Bilinç, aşkın bir şeydir. •] İnsan, kendini bu çaresiz devinimde suçsuz bulur. – "Sürekli devrim izleği böylece bireysel deneyim alanına geçer." •] İntihar da uslamlamadan us dışına yapılan gibi bir sıçramadır. "Biricik ve korkunç fark eder ve ona doğru atılır." "İntihar edenin tam karşıtıdır, idamlık." –* Camus'nün felsefesinin en büyük sorunu eğer ki insanın çektiği acılar, zevklerinde fazla ise onu hayatından etmesine engel nedir (Belki de ana izleği olan başkaldırıyı anlam olarak benimsemesindendir)? Refaha olsa dahi intihar edenlerin sebebi bu olsa gerek. •] Absürt'e kapılan insan herhangi bir özgürlük ölçütü kabul edendir. "Erişilecek bir amacın gereklerine uyuyor." –* Özgürlük anlayışım belirlenmiştir. Asıl önemli soru belirleyen kim (olmalı)? – "Böyle bir evrende yaşamak ne demektir? Şimdilik geleceğe ilgisizlikten ve verilmiş olan her şeyi tüketmekten başka hiçbir şey." (20/12) – "Doğu düşüncesi dünyaya karşın bir seçme yaparak aynı mantık çabasına girişileceğini öğretir. Bu da geçerli bir şeydir ve bu denemeye açısını ve sınırlarını verir..." "... Ama dünyanın yadsınması aynı sertlikte yapıldığında... yapıtların ilgisizliği konusunda benzer sonuçlara gelinir." The Myth of Sisyphus: •] Camus, Oedipus'un olayını Sisifos'a benzetiyor. Oedipus yıkıcı gerçeğin farkına varınca uğruna her şeyi feda edeceği şeyin yanlışlığıyla yüzleşir. "He too (Sisyphus) concludes that all is well"
Felsefe
Sisifos SöyleniAlbert Camus · Can Yayınları · 202311,3bin okunma
·
126 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.