·240 syf.··Beğendi
···Okunma: 31 Aralık 2024 00:48 Virginia Woolf hanımefendi tarafından yazılıp, 1928'de yayımlanan bu eser, benim yazardan okuduğum ikinci eser oldu. Her şeyden önce, yazım dili gerçekten harika bir eserdi benim için. Akıcılık, anlatımın güzelliği ve dil kullanımının bu kadar efektif olması çok hoşuma gitti. Virginia Woolf'un daha önce, Mrs. Dalloway adlı eserini okumuş ve -büyük ihtimalle- okumam gereken bir zamanda okumadığım için birazcık sıkılmıştım. Eseri okurken sıkıldığımı hatırlasam da yazarın dili hakkındaki düşüncelerim gayet olumluydu o zaman da. (5-6 sene öncesi.)
Bu eser de, postmodernizme ait olduğunu kabul edebileceğimiz bir eser. Woolf, bu eserde biyografik bir dil kullanmış ama bunu ironik bir şekilde yapmış. Eser, fantastik bir havada anlatılıyor. Orlando, yazar olmayı isteyen bir karakterdir başlangıçta. Dünyayı diğerlerinden farklı algılayan, yaşadığı yüzyıla uygun davranmaya çalışan bir karakterdir. 16. yüzyılda başlayan hikâyede, zaman tamamen göreceli bir biçimde ele alınmış olup, hikâye 20. yüzyılda son bulur. Hikâyede gördüğümüz çoğu şeyin bu belirsizlikte olması, gerçekliğin de zamanın da, cinsiyet kavramının da göreceli bir şekilde ele alınmış olması oldukça hoşuma giden bir şey oldu. Bu belirsiz havanın getirdiği masalsılık, gerçeküstülük hikâyelerde benim hoşuma gidiyor. Orlando'nun belli bir yaşa kadar erkek olup sonra gizemli bir şekilde kadına dönüşmesi, her iki cinsiyetin de yaşantısını görmüş olması ve kadınların yaşadığı zorlukların onun üzerinden yansıtılması da beni gayet etkiledi. Gerek bu sıkıntılar olsun, gerekse tüm bunlara rağmen istediği gibi bir yazar olabilmiş olması olsun gayet hoştu. Benim bu yıl en beğendiğim kitaplardan biri oldu Orlando.
9/10