Dorian Gray’in Portresi
Psikolojik açıdan değerlendirecek olursam ahlaki çöküş, narsisizm, bilinçaltının derinliklerini irdeleyen bir eser olarak karşımıza çıkıyor.
Dış görünüşü ile mükemmelliyet ve güç arayışı kişide narsistik örüntülere ve içsel olarak boşluğa ve suçluluğa yöneldiğini görürüz. Jung’un gölge arketipine yapılan vurguyla beraber aslında kendi gölgesinden kaçışını okuruz. Onu kabul etmektense ondan kaçar, bastırma eğilimi gösterir. Bu da yıkıcı sonuçlarla bizleri ve Dorian’ı buluşturmuş olur.
Freud’un haz ilkesi açısından değerlendirdiğimizde ise, Lord Henry’nin manipülatif tavırlarının da etkisiyle haz arayışında gerçeklikle bağını koparan Dorian, artık kendisine ve çevresine zarar veren biri haline gelmiştir.
Portre, Dorian’ın ahlaki çöküşünü ve vicdanını bizlere somut bir kanıt olarak gözler önüne serer. Her ahlaksız eylemde portre çirkinleşirken Dorian, ilk günki gibi sad ve masum kalır. Portre, ahlaki çöküşün görsel bir metaforudur. Bireyin kendi içindeki çürümüşlüğü kabul etmeyerek bastırmasının en temel kanıtıdır.
Bu eser, bizlere bireyin içsel çatışmalarının ve ahlaki seçimlerinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini güçlü şekilde göstermektedir.
“Basil’e sevgilerle.”
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde