Gönderi

Doktor Cavalcanti, insanlardan hiç mi hiç anlamıyorsunuz. Ne ahududu devşirmeyi, ne de bülbül dinlemeyi canları çeker, televizyon karşısına geçip alıklaşmak, otomobilleriyle dönüp durmak ve hoş haplar yutmak isterler. Neden mi? Çünkü yaratılış bakımından enayidirler de ondan. Bir ateşböceği onları her zaman bir yıldızdan daha çok hayran bırakacaktır. İnsanlar oynatılması gereken çocukturlar. Parıldayan, yeni olan, işe yaramayanı severler. Onlara, Konfüçyus’un özdeyişlerini sunun, onunla kıçlarını silecektirler. Onlara renkli, boktan bir şey verin, cam fanus altında saklayacaktırlar. Şunlara bir bakın hele! (Golf sopasını Paris’e yöneltti.) Görkemli stereo otomobil radyolarında Pastoral Senfoni’yi dinleyerek, tıkanan yolların ortasında, araçlarının içinde çürürler ve metroda üst üste yığılan insanlardan daha özgür olduklarını sandıkları için hoşnutturlar! Hindistancevizi ağaçlarıyla çıplak kadınları gösteren reklamların akıp gittiğini görerek, metroda hamsi gibi üst üste yığılanlar da, salıncağında öğle uykusu çeken Zulu’dan* daha özgür olduklarını sandıkları için hoşnutturlar! Gerçek şu ki, insanlar kendilerine acı çektirmekten hoşlanırlar. Ezilmeye bayılırlar. Koyunlar nasıl yünlerini vermek ve yenmek için yaratılmışlarsa, bunlar da bunun için yaratılmıştırlar.” Gözleri parıldayan ve elleri şemsiyesini kavrayan Joseph, “Sayın Rapion,” diye yanıtladı, “siz bana düpedüz domuz olduklarını kanıtlamak amacıyla tutsaklarını bokları içinde yaşamak zorunda bırakan Gestapo görevlisini düşündürüyorsunuz. Siz ve sizin gibiler, insanları kafese tıkıyorsunuz ve kapalı kala kala kötüleştikleri zaman da kafesi hak ettikleri sonucunu çıkarıyorsunuz. İnsanlar budalaysalar sürekli aptal yerine konulmalarındandır, kötü yürekliyseler sürekli sopa yemelerindendir, ikiyüzlüyseler çığırtkanlar, gözbağcılar ve falcılar tarafından sürekli aldatıldıklarındandır… Hem ne olursa olsun, yazgımıza karar veren politikacıların, sanayicilerin, teknokratların, yatırımcıların ve generallerin insan türü konusundaki hoşgörünüzü paylaşmadıklarını umarım, yoksa…” *Bir Güney Afrika oymağı insanı
Can Yayınları·Kitabı okudu
··
15 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.