Basit bir kişisel gelişim gibi görünse de aslında çalışmanın, daha iyi olmanın, potansiyeli ifade etmenin adı Martı Jonathan.
Bir de olayın dünyada mitleşme ile benzerliğiçok ilgimi çekmişti. Bir yerde gerçeği mitle karıştırıp bireyler olanı erişilmez kılma çabasına giriyor. Tembelliği bir şekilde normalleştirmeye çalışıyorlar. Zira jonathan efsaneye dönüşüyor. Bu da sonraki nesillerin önünü kesen bir gelişme. Gerçek dünyada da benzer tarihi durumlar söz konusu.
Şöyle ki; bir birey çıkıp üst bir seviyeye ulaştığında çevresine de yardım etmek ister. Eder de. Sonrasında ilgili kişinin çevresindeki ‘inanç’ halesi genişledikçe yukarda da anlatıldığı gibi ‘mitleşme’ devreye girer. Verilen emekler sanki bir hayal ürünü sanki gerçekleşmesi olanaksız durumlarmış gibi algılanır. Zira toplum gelişimin önündeki en büyük engeldir. Engel zihinde var olmuştur. Ve artık yeni bir ‘bireysel güç’ gelmedikçe tüm gelişimler de durmuştur, gerilemiştir.
Tıpkı insanlığın tarihi gibi. Zor ama bunu atlamanın tek yolu toplumsal eğitimin sürekli yenilenmesi, güçlenmesi ve gelişime, değişime açık olmasıdır. Bizim gibi üçüncü dünya ülkelerine örnek olacak bir hikaye.