~ Kitabı Eylül 2024'te okudum, incelemesini daha yeni yayınlıyorum..
İtalik olan kısım yeni yazdığım yer, kalanları Eylül'den.
DİKKAT: Bu inceleme spoiler içerir
D. N. Archeron hanımefendimizin düzenlediği "Eylül'de Gümüş Yürek Okuyoruz" etkinliği ve ikinci kitabın çıkacak olmasından dolayı havaların iyice soğumasını bekleyemedim okumak için. Tabii soğuk bir sonbahar/kış gününde okumanın tadı çok ayrı olurdu ama yine de şimdi okuduğum için pişman değilim. Kitabın neredeyse yarısını bu senenin başlarında Wattpad'den okumuştum ve hatırladığım kadarıyla çoktan kalbimi kazanmıştı. Bölümlere yetişemediğim için yarıda bırakmıştım kitabı, olur da basılırsa okurum diye düşünmüştüm. İyi ki de öyle yapmışım. Bence 10/10 puanı her şeyiyle hak eden bir kitaptı, yazarın ilk kitabı olmasına rağmen yazım dilinin, betimlemelerin, karakter tasarımların ve diyalogların başarılı olduğunu düşünüyorum. Çok fazla savaş sahnesi içermiyordu, bu yönüyle hoşuma gitti. Fantastik bir kitapta okurun gerilmesi, hikâyeye iyice çekilmesi veya okurken nefesini tutacak raddeye gelmesi için bol savaş, dövüş ve vahşete gerek olmadığının çok güzel bir örneği. Kitaptaki kelime çeşitliliği fazlaydı, evren güzel düşünülmüş, derin ve detaylıydı. Yer, tür, kişi isimleri seçilirken de ne kadar özenildiği belli oluyor tek bakışla.
Marlo kesinlikle favori karakterimdi. Esprili, dürüst, yardımsever, nazik, becerikli, sadık, empatik, saygılı, dostane... Marlo'yu tanımlamak için tek bir kelime yeterli olmaz. Güneş kadar parlak, ılık ve iyi hissettiren ama aynı zamanda güçlü, tehlikeli ve yakıcı. Daima doğru olduğuna inandığı şeyi yapmaya çalışan, dostlarına arka çıkan, ailesini koruyup kollayan, uykusu Mehter Marşı tarafından dahi bölünemeyecek olan, yemek yemeye bayılan Doğrucu'muz. Eira'nın da dediği gibi; kocaman bir kalbi var, tüm sevdiklerini oraya sığdırmış ve varlığı bile insanın içini huzurla dolduran başlı başına bir sebep. Tanımadığı küçük bir çocuğun hayatını kurtarmak için kendi hayatını tehlikeye atarak cayır cayır yanan bir binaya tereddütsüz atılacak kadar cesur, ve o binadan sağ çıktıktan sonra çocuğu bulamadığı için yüreği en derinlerine değin sızlayacak kadar içten.
Tüm karakterler için uzun uzun açıklama yazacaktım aslında, ama vakit bulamadım. Romanda geçen tüm karakterlerin -gerek ana karakterler, gerek ise bir daha asla görmeyeceğimiz yan karakterler olsun- belirli bir amaç için ortaya çıktığını düşünüyorum. Yaşanan her şey, belirli bir amaç için yaşandı, sayfa sayısını arttırmak veya olayları daha karmaşık göstermek için değil. Kanımca tüm kitaplarda olması gereken budur zaten ama her yazar bunun farkında olamıyor. Özellikle sık gördüğümüz karakterlerin derin, iyi düşünülmüş, köklü ve arkası dolu geçmişleri olmasına bayıldım, hikâyeyi daha da kaliteli hâle getiriyor. Herkesin belli başlı kişilik özellikleri var, ama o özelliklerin dışında davrandıklarını gördüğümüz zamanlar da oluyor. Benim favori karakterim Marlo oldu, belki de bunun sebebi Marlo'da kendimden parçalar görmemdir. Kitabı okuyan herkesin de karakterlerden herhangi birinde kendinden parçalar bulacağına eminim.Bu uzun paragraflar sonucu ulaştığımız ana fikir şu: Gümüş Yürek'i alın, aldırın. İkinci kitabını da okumuş biri olarak yazıyorum bütün bunları. Eğer yavaş ilerleyen, dostluk, aile, romantizm, anlamlı ve derin alıntılar içeren yolculuk kitaplarından hoşlanıyorsanız Gümüş Yürek serisi sizin için biçilmiş kaftandır. Yazarımızın önerisine uyarak bir şömine/kalorifer başında, battaniye altında, elinize sıcak çikolatanızı/çayınızı/kahvenizi alarak okuyabileceğiniz bir hikâye.Eğer imkanınız olursa lütfen yazarıyla da tanışın. Kendisi sizinle tanıştığında sizden daha heyecanlı olacak, kitap hakkında sizinle sohbet edip sorularınızı yanıtlamaktan mutluluk duyacak, kitabınızı imzalarken o imzaya kendinden parçalar katacak ve sizi asla ama asla unutmayacak kılık değiştirip insanların arasına karışmayı becermiş bir hikâye anlatıcısı feydir. Az önce yazdığım uzun cümledeki her bir olay benim başıma geldi ve bana hayatta gerçekten de şanslı olduğumu düşündüren en büyük olaylardan biriydi.
Sağlıcakla kalın, yol sizden yana olsun...
<3