Bu eserin gönlümde apayrı bir yeri var. Kasım ayında İstanbul Tüyap kitap fuarı imza saatimi tamamlayıp, hava-alanına yetişmek için koşturduğum esnada kalabalık bir grup beni sağ tarafa doğru ittirince, arkam da kalan bir şeye çarptım. Can acısı ile bakışımı çevirdiğimde eserin yazarı ile göz göze geldim. Bir köşede tekerlekli sandalyesinde oturmuş, kitap okurlara eserlerini satmaya çalışıyordu. Stant yoktu önünde. Eserlerine imza atamıyordu fakat gözlerindeki pırıltı ile bir çok gönüle imza atıyordu. Bir kartonun üzerine yazılan yazıyı okuyunca onunla gurur duydum. 16 kitap yazmış ve üzülerek söylüyorum ki çoğu okur gibi benim de ondan haberim yoktu...
Eserleri kendi web sayfası dışında kitap sitelerinde yok. Sanırım bu yayın evi ile ilgili bir durum. Sizlere web sayfasının linkini vermek istiyorum, olur da kitaplarına ulaşmak istersiniz diye...
erdalyalcin.info
Bu kitabında kısa hikayelerini şiir tarzında yazmış. Hayata dair küçük dokunuşlar var. Hastalığa, sağlığa aşka ve umuda dair...
Kendi web sayfasından aldığım sözlerini sizlerle paylaşmak istiyorum...
İnsanoğlu her ne olursa olsun kendine acımamalı. Çünkü insanoğlu eşref-i mahlukattır. Yani yaratılmışların en şereflisi anlamına gelir. Bu da Allah’ın insanoğlunu ne kadar çok önemsediğinin kanıtı değil mi? Öyleyse her zor anımızda yıkılmayıp, zayıf yönlerimizi unutup güçlü taraflarımızı ortaya çıkarmalıyız. Ben kitap yazmaya başlarken insanlara bir mesaj vermek istedim. Engelliyim ama bunun başarılı olabilmeme engel olmadığını göstermek istedim. 14 yılda 16 kitap yazdım. Bu kitapları kendim satarak paramı kazanıyorum. Bundan çok mutlu oluyorum. Benim yaşadığım bu mutluluk tarif edilemez. Yazmaya devam edeceğim. Türkiye’de birçok kişi kitabımı okudu. Tek hayalim, bir gün tüm insanların kitaplarımı okumasıdır.