·792 syf.··Beğendi
···Okunma: 04 Ocak 2025 11:32 Tamamı ile büyüleyen çok güçlü ve doyurucu bir içeriğe sahip, derin ve muhteşem bir roman Sekizinci Hayat.
Sekiz günlük yolculuk boyunca, ailenin kadınlarıyla olan bağımı koparmak, onları geride bırakmak fikri bile beni korkuttu.
Bir aile bir yüzyıl ve bir lanet...
Aşkların, kayıpların ve savaşların iç içe geçtiği devasa bir destan. Kadın hikayelerine ve tarihi kurguya olan sevgimi tam anlamıyla karşılayan bir başyapıttı.
Nino Haratischwili'nin 2014 yılında yayımlanan bu romanı, Gürcistan'dan Avrupa'ya uzanan bir tarihsel yolculuğa davet ediyor okuyucuyu. Hem aileyi hem de 20. yüzyılın toplumsal, siyasal ve bireysel çalkantılarını derinlemesine işliyor.
Altı kuşak kadınları ve bir erkek kardeşle yedi kuşağın hikayesini bu hikayenin en geç üyesi olan Brilka'ya miras kalan geçmişin izlerini takip ederek okuyucuya unutulmaz bir deneyim sunuyor.
Yazar, yalnızca bir hikâye anlatmakla kalmıyor; tarihin ve insan ruhunun birbirine geçmiş katmanlarını ustalıkla keşfe çıkıyor. Gürcistan'ın Sovyetler dönemiyle ilgili az bilinen yönleri ve güçlü kadın karakterleriyle roman öne çıkıyor. Gürcistan'ın kimlik arayışını ve tarihsel travmalarını, edebi bir dille anlatıyor. Her karakter, dönemin toplumsal ve siyasi değişimlerinden fazlasıyla etkileniyor ve bu, her bir yaşam üzerinden derin bir tarihsel panorama yaratıyor.
Roman, sayfa sayısı ve puntoları yüzünden sabır ve dikkat gerektiren bir yoğunluk taşıyor. Ancak tarih, aile dramı ve epik anlatılara ilgi duyanlar için unutulmaz bir eser. Geçmişin gölgeleri arasında kaybolarak, çikolatanın tatlı lanetini ve kaderin acı yüzlerini hissediyorsunuz.
Benim için unutulmaz kitaplar arasında yerini aldı. Çok sevdim.