·208 syf.····Okunma: 05 Ocak 2025 00:00 Genel olarak çıtır çerez olarak değerlendirdiğim, 24 saat içinde bitirdiğim kitaplardan biri oldu. Temelde aile içi acı olaylara dayanan, oldukça akıcı kurgulanmış polisiye bir roman. Ayşe Erbulak'ın okuduğum ilk kitabı. Yazrın dili oldukça akıcı ve kurgusal olarak da iyi dizayn edilmiş bir hikaye.
Konu olarak baktığımızda; Bilge 15 yaşında, kendinden 25 yaş büyük olan ve o dönem albay olan Salim ile, tamamen kendi isteği ile ve hatta ailesinin Bilge'nin yaşının küçük olması nedeni ile itiraz ermelerine rağmen evlenir. Evlenirken babası "senin evlenmeni kesinlikle istemiyorum, seni vaz geçirmek için de elimden geleni yaptım ama madem evleniyorsun bil ki bizde boşanma yoktur, ne olursa olsun geri dönmeyeceksin, dönersen de ben kabul etmem..." der. Aslında hikayenin temeli bu söylemde yatar. İşler hiç de Bilge'nin düşlediği gibi olmaz ve Bilge ilk günden aile içi şiddet ve tecavüz ile karşı karşıya kalır. Yıllar içinde yaşadığı şiddet artarak devam etse de babasının sözü aklından hiç çıkmaz ve çok zengin bir aile olmalarına rağmen kendine türlü bahaneler yaratarak Salim'i asla terk etmez. Ancak Salim sadece karısına şiddet uygulamkla kalmaz aynı şeyleri üç oğluna da yaşatır.
Sonuçta yıllar geçer ve Bilge; Vedat, Cankurt ve kocası Salim ölünce bir huzur evine yerleşir. Bu huzur evinin sahipleri Berna ve Aziz'in tüm misafirleri her nasıl ise kimsesiz ve çok zengin yaşlılardır ve huzurevine yerleştikten bir müddet sonra ölerek tüm servetlerini ölmeden önce huzurevine bağışlarlar...
Bilge de bir gün huzurevinde ölür, ama ölmeden hemen önce büyük oğlu Baykurt, ki bütün yaşananları bilip hiç sesini çıkarmayan ve aslında görünenin aksine çocuklarını hiç korumamış olan annesi Bilge'den nefret etmektedir, annesini huzur evinde ziyaret eder ve olaylar başlar ya da belki biter...