Hüseyin Atlansoy, 1980 sonrası Türk şiirinde kendine özgü duyarlık ve günden güne geliştirdiği poetikasıyla yer edinmiş bir şairdir. Ölmeden önce de kıymeti bilinen ender isimlerden. Bugün onu ders kitaplarında görüyoruz. İlk kitabı “İntihar İlacı”ndan bu yana şiiri varoluşsal bir deneyim ve olmazsa olmaz bir faaliyet olarak niteleyen Atlansoy, Bozüyük/Bilecik’teki taşra hayatında lirik, metafizik ve ironik olanı duyumsamış, giderek güçlenen bir anlatımla günümüzde de eser veren biri konumuna gelmiştir.
Atlansoy deyince aklımıza ilk gelenler: Evvela metafizik. Fiziği es geçmeden, ayağı yere sağlam basan bir öte dünya anlayışını şiirlerinde işlemiş; bu yönüyle 80’lerde “genç Müslüman şairler” klasmanında yerini almıştır. İlk iki eserinde (İntihar İlacı ve Balkon Çıkmazında Efendilik Tarihi) görece sert bir ses tonu tutturan şair, sonra lirizme doğru geçişken bir söylemi tercih etmiştir.
Bugün okuduğum “Karşılama Töreni”, ilk kez 2005’te toplu şiirleri olan “Su Burcu”nun içinde yer almıştı. Sonradan müstakil bir kitap olarak da yayımlandı. Kitapta net bir konu bütünlüğü bulunmasa da Atlansoy’un şiir ülkesinden bazı köşe taşlarını görmek mümkün.
Ne bunlar? “Biz dili” örneğin. Dizeler “Yüzüme Bağışlanan Zenci” şiirinden:
“Ben size söylemedim mi
Biz güzeliz fotoğrafımız yok
Damarlarımızda akarken kan
Yontulara inat uzar tırnaklarımız
Acılarımız ve saçlarımız”
“Bu topraklara aidiyet duygusu” Hüseyin Atlansoy’un motivasyonlarından biri. Bunun lirik bir yansıması:
“Sevgilim, ben –elbet bilirsin
Ateşini içine almaya hazır bir volkanım
Bilirim senin ülkemin gözleri gibi
Bir sözü ölüm gibi dirim gibi
Ve dahi aşk gibi habersizce öpüverdiğini”
Kız çocuğu sahibi Atlansoy, şiirlerinde kızları da es geçmez:
“Her şeye atılma, kendini sakın
her çocuk iyi doğdun pastasına büyümez
kızım”
“/Kapı-
Kızım işim var beni terk et
Ölüm ki bir hayli uğraştırıyor canımı/”
İslâmi alt yapı ve dinî hassasiyetler Atlansoy şiirini kuşatan bir başka figürdür:
“Buhâra yanıyor – haydi yürüyelim
Yanıyor Necef ve Kerbelâ
-Biz ki at alanlarız
Kitabı terkide unutmayanlarız
Payitahtın yakınında da kursak çadır
Katmandı yakınında da
Süte su söze uğutu kursağa haram
Katmayanlardanız”
Ortak yaramız Filistin için yazdığı “Evet Filistin” şiiri de bu kitabında:
“Bir gün büyüyeceksin
Çocuğum sen, sakın
Son taşı atma özenle sakla
Dikmek için
Zalimlerin mezarları başına”
Sosyal eleştiriler de Karşılama Töreni’nde yerini alır:
“Aşkı lades sanıyor artık kızlar
Daha öpmeden yanaklarından
Aklımda diyorlar aklımda
Biz ise anladık durarak ayakta
Onların akıl dedikleri ayaklarımızın altında”
Karşılama Töreni , Atlansoy’un şiir dünyasını keşfetmek isteyenler için zengin bir kaynak. Kendini hemen teslim etmeyen ama okurunu derin düşüncelere sevk eden bu eser, onun entelektüel derinliğini ve yeni bir döneme geçişini simgeliyor. Atlansoy hâlâ bizimle ve bundan mutluluk duymalıyız.