Puan vermedi·304 syf.··Beğendi
···Okunma: 08 Ocak 2025 00:00 Kirpinin Zarafeti
Merhabalar, sizi çok güzel bir kitapla tanıştırmak istiyorum: Kirpinin Zarafeti & Muriel Barbery…
Kitap bence çok bilinmiyor, en azından ben pek fazla yerde denk gelmedim.. Ama kesinlikle bilinmeyi hak ediyor… Hem çok öğretici, hem dünyayı sorgulatan, ara ara güldüren, ara ara hüzünlendiren çok hoş bir kitap..
***İsterseniz spoiler olmaması adına birazdan yazacağım kısmı atlayabilirsiniz ama kitap akışta haz aldıran bir kitap olduğu için bi şeyleri önden öğrenmenizin sizde, okurken çok bir fark yaratacağını düşünmüyorum ..
!! Öncelikle kitabın içeriğinden bahsetmek gerekirse kitap; oldukça lüks bir apartmanda kapıcılık yapan bir kadın, bu lüks apartmanda babası eski bakan olan 12 yaşında bir kız çocuğu ve ilerleyen sayfalarda da apartmana yeni taşınan 50’li yaşlarda bir Japonun hayatlarının ve hayal dünyalarının, yaşama bakış açılarının kesişmesini konu alıyor… Zira birbirlerini azıcık gözlemlediklerinde bu ruhların nasıl da birbirlerine benzer olduğunu fark etmemek imkansız ki onlar da hemen birbirlerinin farkına varıp, gizli bir anlaşma yaparcasına dostluk kuruyorlar..
Kapıcımız Renee ve küçüğümüz Paloma aslında uzun zamandır orada fakat birbirlerine kayıtsızlar.. Birbirlerinin ruhlarından habersizler oysaki ruhları sanki kardeş.. İkisi de hayatı sorguluyor, ikisi de herkesten farklı pencerelerden bakıyor yaşadıkları dünyaya..
Oldukça zeki bir çocuk olan Paloma yaşamaya değer bir şey bulamıyor bu hayatta. Yaşadığı bu lüks hayatı bir fanus olarak görüyor ve fanustaki balık olmaktansa okyanusları keşfetmek gerektiğini düşünüyor.. Fakat bunun mümkün olamayacağına o kadar inandırmış ki kendini.. Hatta öyle ki; içinde yaşadığı hayatın çekilmez olduğunu, herkesin, her şeyin yapmacık ve yapay olduğunu, özellikle kendi ebeveynleri gibi zenginlerin bu hayatı daha da çekilmez kıldığını, büyüyünce asla onlar gibi olmak istemediğini ve sırf büyümemek için 13 yaşında, yaşadığı daireyi de yakarak ardından intihar edeceğinden bahsediyor ona ait kısımlarda..
Kitap biraz Renee tarafından anlatılıyor biraz Paloma.. İki karakterinden gözünden izliyoruz dünyayı…
Renee karakteri ise yoksul bir aileden gelen, okul hayatını yarıdya bırakmış fakat öğrenim hayatını asla bırakmayan, toplumun “kapıcı” tiplemesinin çok ötesinde biri olan, Hayatı kitap, sanat ve müziklerden oluşan, öyle ki kedisinin ismi Lev.. Aranızda Anna Karanina okuyanlar varsa bilir, oradaki Levin karakterinin ismi.. Mozart çok seviyor, resime de ayrı ilgisi var fakat bunları özellikle gizliyor.. Aptal bir kapıcı rolü sürdürüyor çünkü biliyor ki kimse Mozart dinleyen, Tolstoy okuyan bir kapıcı istemez.. Kitabın ismi de buradan geliyor zira.. Renee’de bir kirpinin zarafeti var.. Dışarıya kendini kapatan bu ruh içerde sanatla meşk ediyor..
Bu arada hemen belirteyim kitap gerçekten belirli bir kültürel birikim istiyor zira hem Paloma’nın hem de Renee’nin anlatımında ara ara felsefik söylemlere, bazen sanatsal akımlara vs atıflarda bulunuyor.. Benim bazen kültürel birikimim yetmedi ama olsun arama motoru sonuçta elimizin altında.. Bu sayede başka şeyler öğrenmek zorunda kaldım oh iyi de oldu.. Ha gözünüz korkmasın sakın bu kısımlar öyle uzun değil, sıkmıyor.. Kitabın genel bütünlüğüne kıyaslayınca arada kayboluyor, akıcı diyebileceğimiz türden bir kitap yani hatta benim için çok akıcıydı sabah başlayıp ertesi gün öğlen bitirdim..
Neyse devam edelim biz konudan çok uzaklaşmadan.. Apartmana taşınan Japon karakterimiz Renee ile denk geliyor ve bir konuşma esnasında Tolstoy’un şu meşhur cümlesini kuruyor.. “Bütün mutlu aileler birbirine benzer..”. Reene ise bir an için kendini unutup cümlenin devamını getiriyor.. “Her mutsuz ailenin ise kendine özgü bir mutsuzluğu vardır.” A haaaa hay Allah yakalandı.. Bu; resime, sinemaya, kitaplara çok büyük ilgisi olan bir Japon’un gözünden kaçar mı hiç.. Kedisinin İsmi Lev olan ve Tolstoy’dan bir alıntı yapan bir kapıcı.. Hımm peki..
İşte kitap burdan sonra müthiş akıcı.. Bu üç karakterin birbirine rast gelmesi.. Ayyy Manuela.. ondan bahsetmeyi unuttum.. o da müthiş bir karakter.. Neyse okursanız görürsünüz..
Burdan sonrası spoiler olur işte.. o yüzden daha fazla anlatmayacağım..
Ah ah ne güzel sohbetler oluyor aralarında.. Her sayfa dilsel bir şölen.. Sonunu asla tahmin edemiyorsunuz.. Ama birbirlerine denk gelmekle anlam kazanılan hayatlar ben..
Son olarak filmi de var “Yaşamaya Değer” ben izledim ve o da çok güzel. Tabi ki bir kitap değil ama o karakterleri izlemek sizi çok iyi hissettirecek..
Bence okumalısınız, her zarif ruhun ihtiyacı olan bir kitap bence.. Hem belli mi olur siz de belki ‘yaşamaya değer’ bir şeyler arıyorsunuzdur..
Bulmanız dileğiyle sevgili kitap dostlarım.. Hoşça kalınnn…