·314 syf.··Beğendi
···Okunma: 06 Ocak 2025 21:30 Okuduğum Stephen King romanları içinde en kötü (hatta gereksiz) ikinci roman '' Oyun ''. Orijinal adıyla Gerald's Game.
Nerdeyse tek mekanda geçmesi, birkaç karakterle sınırlı kalması değil hikayenin sorunu. Sorun hikayenin ilerleyişi ve içeriği.
Jessie yatağa kelepçelenmiş şekilde, aslında çok da bayılmadığı (ki bunun farkına kocası ölünce varıyor) kocasının cesediyle yapayalnız kalır. Çaresizlik ve yalnızlık beraberinde Jessie'yi çıldırma noktasına getiren iç hesaplaşmaları da getirir. Kendi zihninde oluşturduğu farklı kişiliklerle amansız bir mücadeleye girişir.
Buraya kadar tamam.
Eksik olan nokta ise Jessie'nin zihninde oluşturduğu karakterlerin okuyucuyu etkileyebilecek düzeyle olmaması.
Karakterimiz Çoklu Kişilik Bozukluğu (Disosiyatif kimlik bozukluğu) hastası bu belli. Ama dediğim gibi zihninde oluşturduğu kişiliklerin tam anlamıyla okuyucuya yansıtılamaması okurken sıkılmamıza, gereksiz diyaloglar ise hikayeden kopmamıza neden oluyor.
Bu tür hastalar genellikle geçmişlerinde ağır bir travma yaşamış kişilerdir. Jessie'nin travması ise çocukken çok sevdiği babası tarafından taciz edilmesi. Bu kadarını bilmek bize yetecekken taciz olayını ayrıntıları ile okumak zorunda kalmak ne yalan söyleyeyim iğrençti.
Zaten ABD'li yazarların pedofili ve ensest takıntısını anlayabilmiş değilim. Hatırlarsınız bir zamanların bol arabeskli Yeşilçam filmlerinde acı ve karakterin yaşadığı zorluk hep tecavüze dayandırılıyordu. Nuri Alço'lar, Coşkun'lar ve diğerleri. Sanki hayat denen yolculukta tek acı tecavüzmüş gibi. Gerilim yazarları da ne yazık ki sıkıntılı bir karakter yazacakları zaman bu hep aynı yola baş vuruyorlar. Pedofili ve ensest.
Hikayenin bir diğer sorunu da gerilimi arttırmak adına hikayeye eklenen köpek Prens ve Raymond Andrew Joubert karakterleri. Her ikisi de sönük kalmış karakterler bana göre. Hatta Raymond hakkında öğrendiğimiz sayfalar dolusu bilgi tamamen gereksiz olmuş. Jessie'nin başına gelenlerin tek sorumlusu kocası iken Raymond'a kin beslemesi de garipti doğrusu.
Okuduğum Stephen King romanları içinde en kötüsü açık ara Kemik Torbası'ydı. İkinci sıraya Oyun'u gönül rahatlığı ile yerleştirebilirim.