Kitabın yaklaşık 260 sayfası bir odada bir yatağa kelepçeli geçiyor. 260 sayfa bir odada ne anlatılabilir diye düşünüyor insan. Sıkıcı bir kitap olacağını zannediyorsunuz. Ancak yazan King olunca iller değişiyor, hayaller nerede bitiyor, gerçek nerede başlıyor, hangisi kabus, hangisi yaşandı, hayatta kalmak için mücadele etmeye devam mı etmeli yoksa artık pes mi etmeli hepsi birbirine karışıyor.
Eşiyle küçük bir kaçamak için göl evlerine giden kadınım, elleriyle yatağa kelepçelenmişken, kocasının kalp krizi geçirip ölmesi üzerine kelepçelerden kurtulma ve hayatta kalma mücadelesini konu ediyor kitap. Bu süreçte üstünü örttüğü karanlık hatıraları ile de yüzleşiyor. Kitapta beni üzen tek kısım köpekle ilgili olandı sanırım.