Tahmini Okuma Süresi:
11 sa. 18 dk.
Sayfa Sayısı:
399
Basım Tarihi:
Ağustos 2007
İlk Yayın Tarihi:
1993
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Orijinal Adı:
Gerald's Game
ISBN:
9789754054293
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·379 syf.··
Beğendi
·
2024 17. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 25 Mart 2024 09:43
Merhaba 1K okurları! Sinirlerinize hakim olabilecekseniz, mide kaslarınıza sözünüz geçiyorsa ve psikolojik olarak dayanıklıysanız okumadan geçmeyin diyebileceğim kitaplardan. Ensest, tecavüz, taciz... Daha sayamadığım bir çok can yakan konunun tek bir kişi üzerinden ele alınması tam bir ustalık mı demeliyim? Yukarıda saydıklarımın varlığı peki? İlk başlarda kitap bir türlü akmadı. Nedeni psikolojik olarak mı, sinirsel yıpranmışlık mı tam söyleyemem ama, sonrasında nefes tutarak okudum. Adeta kokru - gerilim filmi izliyormuş gibi. Hatta bir dönem korku filimlerinin bağımlısı olarak canıma işlemiş ve üstesinden gelerek yendiğim hastalığımı bile tetiklemedi değil. Son sayfaları sabaha bırakma sebebim de bu olsa gerek. Başa sarmamak. Aynı savaşa ikinci defa başlayacak kadar güçlü müyüm, denemeden bilemem ama deneme isteğim de yok maalesef. En azından adrenalin kalbime zarar. Benimse yaşamak için sözüm var. Yazarımız 22/11/63 kitabında ülke dolusu karakteri kafamıza doldurabildiği gibi, Oyun kitabında da binlerce kişiyi bir tek karakterin kafasından konuşturabilecek kadar usta kaleme sahip. 376 sayfa sıkılmadan kafasındaki seslerle konuşan baş karakteri okuyoruz. Daha araştırma fırsatı bulamadım ama psikolojiden çok iyi anladığı kesin. Bilinçaltına süpürülmüş her duygu bir gün mayın misali üzerine basılmayı bekliyor. Biz istediğimiz kadar hesaplaşmadan kaçalım, bir gün çıkmaz sokak köşesinde aniden o duyguya/kişiye/anıya yakalanmamız kaçınılmazdır. Yüzleşme! Korkunun tek çözümü yüzleşmedir. Üzerine giderek, gözlerinin içine korkmadan bakarak. Kaçarsan, kovalar. Nereye kadar? Ünlü bir psikoloktan duymuştum izlediğim proğramda; "Korkularını yenmek için üzürine git!" Dinledim ve başardım. Karanlıkta kimse yokmuş, karanlık odada kendimle başbaşa kaldığım gün öğrendim.
Edebiyat
OyunStephen King · Altın Kitaplar · 20071,481 okunma
9/10
·399 syf.·
2021 7. kitabı
Stephen King sadece bir korku kitabı yazarı olmadığını bu kitapla beraber kanıtladı yine. Oyun muazzam bir psikolojik gerilim kitabı, bilinçaltımızın, kafamızda kurduğumuz o "gerçek dışı" düşüncelerin zor anlarımızda nasıl yüzeye çıktığını ve canlandığını, bizi nasıl köşeye rahatlıkla sıkıştırabileceğini görüyoruz, oyun da burda başlıyor, en köşeye sıkıştığımız anda gerçeği gerçek olmayandan ayırabilediğimiz zaman o oyundan kurtulabilmeyi konu alıyor. Stephen King'e başlamak için uygun olmayan bir kitap ama diğer kitaplarını okuyup da Sadist'i beğenmediyseniz bunu da okumanızı önermem. Çünkü Sadist çok kısır bir kitap, iki karakteri ele alarak bir evde geçen olay, bu kitap ise bir karakter ve o karakterin kafasının içi. Dolayısıyla dar bir dairenin içinde olanları yoğurup yoğurup bize sunmuş, ne farklı bir baharat ne de farklı bir tat var. Sadece dar bir pencereden dümdüz baktığınızı, görüş alanınızın ise maksimum doksan derecelik açıyla kısıtlandığını düşünün, baktığınız manzarayı çok sevseniz bile belli bir müddetten sonra sıkılma ihtimaliniz mutlaka olur. Sadist'i benimseyemediyseniz eğer hiç başlamayın, sizi yazardan soğutma ihtimali yüksek bir kitap. Tabii bunlara nazaran asla kötü bir kitap değil Oyun. Bir kadının travmalarının hayata bakış açısını nasıl değiştirdiğini, başkalarına göre kayda değer bir olay olmasa bile bir kadının küçüklüğünde yaşadığı ufacık bir şeyin bile olgunlaştığında nasıl yüzüne vurduğunu, bunun getirdiği olumsuz etkilerin ilişkilerine, sosyal çevresine ve hayatının tam orta yerine nasıl vurduğunu okuyorsunuz. Benim okumadan önce kitaptan beklentim Stephen King"in "kadının erkeğin gözünde nasıl pis bir yere konulduğunu" ve bunları yazarken nelere değindiğini merak etmemdi, dolayısıyla benim için gerilimden önce daha toplumsal bir konuyu
Edebiyat
OyunStephen King · Altın Kitaplar · 20071,481 okunma
Puan vermedi·399 syf.·
2021 37. kitabı
#kitapyorumum #oyun #stephenkingturkiye Mertcan Acar @altinkitaplar ‍️Merhaba arkadaşlar sizlere stephen ile oynadığım oyunla geldimyıllar önce ilk yazdığı iki kitabını okumuştum ve emannnn niye övüyorlar okunmaz dediğim bir yazardı.Ama o kadar çok yorum alıyordu ki yeniden şans vermek istedim bazı kitaplarını topladım King'le oyun oynayım dedim bin pişman oldum beSen beni beğenmezsen al dedi sana seni bi götürem yalnız bi odada bırakamda gör gününü dediAdam haklı ne deyim be #kitapyorum Gerald ve Jessie evli bir çift hayatlarına yeni bir heycan katmak için tatile bir kulübeye giderler.Evliliklerini kurtarmak isterler. Ve işte o an başlar olaylar ‍️Jessie yaptığı bir hatanın ceremesini nasıl çekecek ️Kocasına üzülücek mi ️Yoksa bu çıkmazdan kendini kurtarmaya mı çalışacak ️Ah Jessie ah çelis kilerle gitti geldi hep ️Peki Jessie bu oyundan sağ çıkabilecek mi King öle güzel kurgulamış ki kitabı hayal gücünüzü oldukça zorluyor.Aile içi ensest olaylar bir kadının aşağılanması ve kadının kendiyle verdiği iç savaşı anlatıyor. Elbetteki tavsiyemdir. Ve daha devamını getireceğim king in sevdim ben bu adami yahu kitapla ve sevgiyle kalin
OyunStephen King · Altın Kitaplar · 20071,481 okunma
8/10
·314 syf.··
2016 18. kitabı
39 yaşındaki kahramanımız Bayan Jassie kocasıyla ıssız bir göl kenarındaki yazlık evlerinde hafta sonu kaçamağındadırlar. Kocasının cinsel fantazisine uyan Jassie hakiki polis kelepçesiyle karyolaya kurtulamayacak şekilde bağlanır ancak işler umdukları gibi gitmez ve bazı nedenlerden adam kalp krizi geçirerek yere yığılır. Korku ve gerilim ustası yazarın düş gücünden, tenha bir evde yatakta çıplak halde elleri yatağa kelepçeli bir kadın, kapı aralık kalmış ve etrafta kimse yok. Kadının geçmişiyle hesaplaşması ve kurtulma çabaları. Psikolojik gerilimin sürekli zirve yaptığı romanı okurken karanlık gölge yerlerden korkacaksınız.
OyunStephen King · Altın Kitaplar · 20071,481 okunma
Zincirlerin Gölgesinde Kadının Sessiz Çığlığı
8/10
·376 syf.··
2020 54. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 11 Temmuz 2020 19:05
Stephen King’in bu romanı, dışarıdan bakıldığında bir korku hikâyesi gibi durur. Evet, zincirler, yalnızlık, karanlık bir ev… Ama işin aslı bundan ibaret değil. Bu, Amerikan orta sınıfının dört duvar arasına sıkışmış bütün bastırılmış korkularının, travmalarının ve cinselliğe dair kirli sırlarının bir röntgen filmidir. King, 1990’ların Amerika’sını anlatırken, aslında cinsellik, evlilik ve ataerkil iktidarın tarihsel kodlarını analiz ediyor. Bir kadının zincirlenmiş bedeni, sadece bireysel bir dram değil; toplumsal düzenin kadına biçtiği rolün alegorisi. Evlilik kurumu bile burada küçük bir iktidar oyununa dönüşüyor. Roman, King’in alışıldık “korku” şablonundan çok, psikolojik gerilime yaslanıyor. Tek mekân, tek karakter. Adeta bir tiyatro sahnesi gibi. Jessie’nin zihninde dolaşırken, sadece zincirlerden değil, çocukluğundan, aile travmalarından, toplumun ona yüklediği kalıplardan da kurtulmaya çalışıyoruz. Yani King, zinciri aslında bir metafor olarak kullanıyor: “kimin eline zincir verdiysen, günün birinde seni tutsak eder.” King burada korkuyu hayaletlerle değil, evlilik kurumunun çıplak gerçekliğiyle veriyor ve kabul edelim, çoğu insan için bu hayaletten daha korkunç bir şey. Jessie’nin yaşadığı halüsinasyonlar, çocukluğundaki taciz travmasıyla hesaplaşması, okumayı aslında bireysel bir psikoterapi seansına dönüştürüyor. King, karakterin iç dünyasını öyle bir işlemiş ki, zincir sadece fiziksel bir kelepçe olmaktan çıkmış, bilinçaltının zincirlerine dönüşmüş. Romanın en rahatsız edici yanı da burada zaten. Okur, zinciri sadece Jessie’nin bileğinde değil, kendi boynunda da hissediyor adeta. Jessie’nin hikâyesi, aslında kadınların erkek egemen toplumda yaşadığı bastırılmanın bir özeti. Zincir, yalnızca Gerald’in elinde tuttuğu bir aksesuar değil; yüzyıllardır
Edebiyat
OyunStephen King · Altın Kitaplar · 20071,481 okunma
Puan vermedi·399 syf.··
2025 6. kitabı
Kilitli Kapılar ve Zincirli Zihinler: Stephen King’den Psikolojik Bir Hayatta Kalma Hikâyesi” Bir yatakta zincirlenmiş kadın, ıssız bir ev, geçmişten gelen karanlık hatıralar ve her sayfada biraz daha yaklaşan korku... Stephen King’in Oyun adlı romanı, sadece bir gerilim değil, aynı zamanda bir zihin savaşının anatomisi. Bu kitabı okurken sayfaları değil, sinir uçlarınızı çeviriyorsunuz. King, bu romanda dış dünyanın korkularından ziyade insanın kendi zihninin karanlık köşelerine iniyor. Tek bir odada geçen bir hikâyeyi, bu kadar sürükleyici, sarsıcı ve “elini kolunu kıpırdatmadan” bu kadar dehşetli hale getirmesi tam anlamıyla ustalık. Kitap boyunca Jessie’nin yalnızlığı, çaresizliği ve geçmişle yüzleşmesi; okuyucuyu rahatsız edici bir empatiye sürüklüyor. Kimi zaman nefesini tutuyorsun, kimi zaman kelimenin tam anlamıyla ‘okudukça geriliyorsun’. Bir noktadan sonra bu kitap “nasıl kurtulacak?” değil, “nasıl kurtulabiliriz?” sorusunu sorduruyor. Çünkü yalnızca Jessie zincirlenmiş değil; okur da zihinsel olarak o yatağa bağlanıyor. Korku nedir? Sessizlik mi? Yoksa yalnız duyulan bir ayak sesi mi? Stephen King bu soruları Oyun ile cevapsız bırakmıyor. Finaliyle ise okuru yalnızca şaşırtmıyor, aynı zamanda düşündürüyor: Gerçek canavar dışarıda mı, içeride mi? King’in dehasını, psikolojik gerilimdeki başarısını ve karakter yaratmadaki ustalığını görmek isteyen herkes için Oyun, kaçırılmaması gereken bir başyapıt.
İnsan ve Duygular
OyunStephen King · Altın Kitaplar · 20071,481 okunma
9/10
·314 syf.··
Beğendi
·
2017 26. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2017 05:55
Çok güzeldi... Açıkçası kitabı çok merak ederek almıştım. Beni kitaba çeken şey konusu değildi, sadece yazarın bu kadar kısır malzeme ile 400 sayfalık bir kitabı nasıl yazabilmiş olduğunu merak etmiştim. Çünkü (kitap tanıtımında, arka kapağında da var o yüzden süprizbozan sayılmaz) kitap genç bir kadının eşiyle bir seks oyunu oynarken kocasının kalp krizi geçirerek ölmesi ile başlar. Ve kadın elleri kelepçeli yatağa başlı kalır. Yani düşününce 400 sayfa içerisinde tüm mekan yatağın yaklaşık 3 metre karelik alanı ile ve karakterimiz de Jessie isimli bu kadından ibarettir. Ustanın yazısına söylenebilecek bir lafım yok. Kadının o çaresizliği, bıkkınlığı, korkusu, krampları, fiziksel ve ruhsal çöküşü o kadar güzel verilmişti ki, okuduğum süre boyunca kelepçelerin soğunu bileklerimde, zincirinin tahtaya vuruşlarıyla çıkan iç karartıcı sesi kulaklarımda hissettim... Her ne kadar usta bir gerilim kitabı olsa da beni asıl etkileyen şey, allta verilen hikayeydi aslında. Jessie kırılmış, yıkılmış bir kadın, parçalanmış bir kişilik. İçindeki farklı alt kişiliklerin sürekli tartışmasına ve çözüm aramasına şahit oluyoruz. Bunlardan biri "iyi-eş"... İyi-eş, neredeyse "kadın, cinsel organını yaşatma merkezidir" diye düşünen seksist erkekleri bile haklı görebilecek seviyede kendini aşağılık gören bir kadın. Başına gelen her felaketi erkeğe itaatsizlik ile yorumlayan, kadının görevi erkeğinin sözünden çıkmamaktır diyen biri... Kendine saygı duymayan, bedenini küçümseyen biri... İkinci karakterimiz Ruth, bu iyi eşle hiç anlaşamayan bir feministimiz. Arada dengeyi bulmaya çalışan psikolog Nora ve Jessie'mizin "babasının kızı" zamanlarından kalma çocukluğu, "Punkin"... Aslında benim bu kitapta okuduğum, bir kadının yataktaki kelepçelerinden kurtulma çabasının hikayesi değildi. Benim
OyunStephen King · Altın Kitaplar · 20071,481 okunma
6/10
·399 syf.··
2017 19. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2017 17:13
Kitabı ister istemez okuma sürem boyunca King’in bir diğer yatağa mahkûm kitabı Sadist ile kıyasladım. Gerilim olarak Sadist’ten aldığım gerilimi birkaç sayfa hariç maalesef kitaptan hiç alamadım. Kitap biraz karışık ve açıkçası giriş kısmından sonra da sıkıcı başlıyor her şey. Jessie yatakta bir seks oyunu sonucunda mahkûm oluyor, bir fantezi için iki tarafın da isteği ile kocası tarafından kelepçelenmiş ve kocası tarafından anlaşılamıyorken, bir taraftan da iki farklı iç seslerle (bazı kısımlarda sayı çoğalıyor) mücadele ediyor, bazen de beraber hareket ediyorlar. İçindeki iki farklı iç sesi de basım olarak farklı bir fontta, italik olarak basılmışlar, bazı kısımlarda hangi iç sesin konuştuğu cümle sonunda söylense de ister istemez karışıklıklar olabiliyor, bu karışıklık ise 40 – 50 sayfa okunduktan sonra artık hangi iç sesin ne tarz cümleler kuracağına hâkim olduktan sonra sorun çözülüyor; ama bu sefer de sorun kitabın başka kısımlarında boy gösteriyor. Bu sefer de sıkıntı -en azından bana göre- paragraflar arası boşluklar oluyor. Çoğu romandan da bildiğimiz üzere bir sayfada iki farklı kişiyi anlatırken ya da iki farklı yer veya zamanı anlatırken paragraflar arasında iki boşluk bırakılır, bu durumda da okur farklı bir kısma geçildiğini anlar ve okurken herhangi bir şekilde de karışıklık olma durumu söz konusu olmaz; ama bu kitapta kitap içinde hem kitabın geçtiği zaman anlatılırken hem de Jessie’nin geçmişine geri dönüşler yapılırken sanki aynı zaman ve mekan anlatılıyormuş gibi tek bir boşluk bırakıldığı için yeni paragrafın ilk cümlelerinde anlam karmaşası oluşuyor. Tamam kitap psikolojik bir gerilim bu kısımlarda da böyle olunca bir bilinç kayması filan oluyor ama maalesef karışıklık ve kitaptan az biraz sıkılabilme ihtimali bana göre daha yüksek oluyor. Bu
OyunStephen King · Altın Kitaplar · 20071,481 okunma
1/10
·399 syf.··
2021 12. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 22 Mart 2021 23:55
Okuduğum en sıkıcı Stephen King romanıydı. Kitabı 35. Bölümden başlayarak da okuyabilirsiniz. Herşeyi kısa ve net bir şekilde özetliyor son 5 bölümde. Gereksiz bir şekilde uzatıp durmuş, maksimum 100 sayfalık bir uzun hikaye olmalıymış.
Edebiyat
OyunStephen King · Altın Kitaplar · 20071,481 okunma
10/10
·314 syf.··
Beğendi
·
2019 24. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2019 23:50
Kraldan güzel bir psikolojik gerilim kitabı oyun ...Kısıtlı bir konu ve bir karakterle ilerlemesine rağmen ayrıca mekanda sadece bir oda olmasına rağmen yine muhteşem bir iş çıkarmış King ....Yazarı kısıtlayacak bu durumlara karşın 100 lerce sayfa yazmayı başaracak yazar azdır sanırım ....Çaresiz durumda yalnız bir kadının iç hesaplaşmaları ve kendi ile ya da ona göre kafasındaki seslerle tartışmaları çok gerçekçi aktarılmıştı ...Çaresizliği iliklerinize kadar hissedebildiğiniz muhteşem kalemin muhteşem eseri ....Çok seviyorum çok ....Allah sana uzun ömürler versin King ...
OyunStephen King · Altın Kitaplar · 20071,481 okunma

Yazar Hakkında

Stephen KingYazar · 124 kitap
Stephen Edwin King (d. 21 Eylül 1947, Portland, Maine), korku, doğaüstü kurgu, gerilim, suç, bilimkurgu ve fantazya türlerinde eserler üreten Amerikalı yazar ve senarist. Kitapları toplam 350 milyon kopyadan fazla sattı ve çoğunun film, televizyon dizisi, mini dizi ve çizgi roman uyarlamaları yapıldı. Yedi tanesi Richard Bachman müstear ismiyle olmak üzere, 62 roman ve 5 kurgu dışı eser yayınladı. Ayrıca çoğu, kitap koleksiyonlarında yayınlanan 200 kadar öykü yazmıştır. İlki 1987 yılında Sadist (Misery) romanı başta olmak üzere toplam 15 kez Bram Stoker Ödülü'ne layık görüldü. 2003 yılında Ulusal Kitap Vakfı (National Book Foundation) tarafından "Amerikan Edebiyatına Üstün Katkı Ulusal Madalyası" ile onurlandırıldı. 2004 yılında Dünya Fantazya Konvansiyonu (World Fantasy Convention) tarafından "Yaşam Boyu Başarı" ödülüne layık görüldü. 2007 yılında Amerikan Gizem Yazarları Organizasyonu (Mystery Writers of America) tarafından "Grand Master" ödülüne layık görüldü. Amerikan edebiyatına yaptığı katkılar nedeniyle, 2015 yılında Ulusal Sanat Vakfı (National Endowment for the Arts) tarafından "Ulusal Sanat Madalyası" ile onurlandırıldı. İlk romanı Göz (Carrie) 1974 yılında yayımlanmıştır. Özellikle 1982 yılında başlayıp 2005 yılında sona erdirmiş olduğu Kara Kule (The Dark Tower) serisi ile ünlüdür. Yeşil Yol (The Green Mile), Esaretin Bedeli (the Man Who Loved Rita Hayworth aka the Shawshank Redemption) gibi pek çok kitabı senaryolaştırılıp beyaz perdeye aktarılmıştır. İlk profesyonel kısa öykü satışını The Glass Floor adlı öyküsüyle Starling Mystery Stories'e yapmıştır (1967). Kitaplarının çoğu memleketi Maine'de geçer. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Stephen_King