·303 syf.··Beğendi
···Okunma: 10 Ocak 2025 03:59 Spoiler karışımı bir inceleme;
josef k. adından başarılı, kurallara uyan ve düzgün bir adamın değişik bir güne uyanmasıyla başlayan kitabımız garip olay örgüsüyle yoğun sembolleştirmeler, eleştiriler ve betimlemeler barındırmaktadır. çoğu kişi kitabın bir hukuk eleştirisi olduğunu düşünür. ancak kitap sadece hukuğu değil; sanat, din, toplum da dahil bütünüyle sistemi eleştirmektedir. bozuk düzen, başarılı ve düzgün bir adamı adeta karanlık bir girdap gibi içine çekmiş ve boğmuştur. kitaptaki karakterlere ve karakterlerin temsil ettiği sembollere özellikle değineceğim.
k. bir sabah uyanır; dava edildiğini ve tutuklandığını öğrenir. ama bu normal bir dava ve tutukluluk süreci değildir. hayatına normal bir şekilde devam edecek, yalnız mahkeme günlerini kaçırmayacaktı.
k.'ya dava edildiğini haber vermek için gelen memurlar yemekleri yiyor, elbiseleri götürmek istiyor ve en önemlisi de rüşvet alıyorlardı. bu durum dünya düzeninde alt sınıf memurların genel özelliklerini aslında ortaya koyuyordu. memurlar, ilerleyen bölümlerde rüşvet aldıkları öğrenilince dayak yiyecekti; zaten olan küçük rüşvetçilere olur, büyük rüşvetçilere kimse bir şey yapamazdı. otelde bulunan ve k.'nın kendisine duygular beslediği dansçı kadın, aşkı; şehveti ve düşük ahlakı simgeliyordu. otel sahibi kadının, dansçı kadından haz etmemesi normal düzeydeki ahlakla, düşük ahlakın bir nevi kavgasıydı.
mahkeme ne kadar hukuğu temsil ediyor gibi görünse de aslında düzenin ta kendisini temsil etmektedir. yargıç da ilk sınıf düzenin hakimiydi. çünkü dünya düzeninde daha büyük hakimler de bulunmaktadır. yasa kitabının içerisinde bulunan uygunsuz görüntüler, düzenin adeta yasasını göstermektedir. mahkeme salonundaki şakşakçılar, fikirsiz; korkak ve heyecana göre hareket eden insanları temsil etmektedir. mahkeme salonundaki hukukçunun işlediği rezillikte düzenin en bariz çarpıklığını gözler önüne (!) sermektedir.
bozuk düzene karşı bizi savunsun diye medet umduğumuz avukatlar, yatalaktı; kendisine bile faydası yok ve ayrıca kibirliydi. avukatın diğer sanıkları adeta avukata köle olmuş gibi saygılı ve başka avukat tutacak kadar da güvensizdi. leni, aldatmayı, başka insanlara umut olmayı ve garipliği temsil etmekteydi.
insanları olduğu gibi değil, olmak istedikleri gibi çizen ressam, kuklalaşmış sanatçı sınıfını ortaya koymaktadır. ressamın üst düzey yöneticileri çizmesi de sanatın elitleştirilmesine bir eleştiridir.
k.'nın, rahiple konuştuğu bölüm ise şüphesiz eleştiri sınırının en yükseğe çıktığı bölümlerdendir. banka müdürünün emriyle, k. bir italyan'a gece vakti kiliseyi gezdirecekti. vaktin gece olarak seçilmesi aslında emirlerin absürtlüğünü göstermekteydi çünkü kilise, gece gezilmeyecek kadar karanlıktı. ancak italyan buluşmaya gelmedi ve bu da insanların sözlerinde durmamasını temsil etmekteydi. rahibin, k.'ya elindeki kitabı bir beklentiyle ¨dua kitabı mı o? ¨ diye sorması ve cevap olarak ¨hayır ¨ı alınca da, ¨at onu elinden ¨ demesi; dinin, din dışındaki ilimlere olan bakışını simgelemektedir. k. diyalogun başında rahibe güven duymaktaydı; bu durum inançlı insanları simgelemektedir. ancak diyalogun sonunda k. vakti olmasına rağmen rahiple konuşmayı tercih etmedi. bu da dinin gereksiz olduğunu anlayan insanları simgelemektedir. bu detaylardan sonra rahip, yukarıda konuşmadan durduğu vaaz kürsüsündeyken tanrıyı simgelerken, k. ile konuşmaya başladıktan sonra genel manada dini temsil etmektedir. rahibin, yasa kitabının başında zikrettiği olaydaki köylü, düzenden son ana kadar umudu olan insanı temsil etmektedir. bekçi ise, düzenin saf maşalarını temsil etmektedir. öykü ile ilgili aktarılan farklı perspektiflerden yapılan görüşler, teorisi olup; pratiği olmayan ideolojileri temsil etmektedir.
k. kitabın başında davasını çok düşünürken, umutlu bir adam portresi çiziyordu. ancak medet umduğu her kapıdan boş dönmesi ile umudu kırıldı ve vurdumduymaz bir insana dönüştü. hatta o kadar ileriye gitti ki k. avukatını bile azletti. bozuk düzenle baş edemiyordu. zaten kitabın sonunda düzenin cellatları tarafından kalbinden bıçaklandı. k.'nın son anda gördüğü el ise, bu kadar karamsar bir kitap yazan yazarımızın bizim için verdiği bir umut mesajıydı.