Ah be, şöyle uzunundan bir inceleme yazmak isterdim ama üşengeçlik diye bir faktör var, maalesef ki. Lise zamanlarında okuyup beğenmiştim ama şimdiki yaşımda aşırı tuhaf buluyorum. İşitme engelli bir bireyin bulunması bir farklılık yarattığı ve ona işaret diliyle yaklaşıldığı için ilk başta bir hoşuma gitmişti. Wattpad'de üniversite konusuna ilk değinen kitaplardan biriydi diye hatırlıyorum. Yanlışım varsa düzeltin. Tekrar gözden geçirince, 'Ben ne okudum ya az önce?' oldum.
O kadar karmaşık bir kitap ki. Kimin ne yaptığını kestiremiyorsunuz. Kitap içersinde sırlar var ama çözülmeye çalışırken, bambaşka bir karaktere kayıp onun yaşadıklarını anlatıyor. O ana odaklandığınız için başka sahneye geçince mala bağlıyorsunuz. Yani okurken ilk kez bu kadar yorulduğumu hissettim. Heyecanı hissettiriyorsan o zaman onun devamını getir, benim şuan dikkatimi çeken o sahne. Eren'in Efsa'yla yaşadığı sıkıcı çekimsel atraksiyon değil. Aşırı tilt oldum kitaba o konuda.
Karakterler de bir yerden sonra kanser ediyor. Eflal'in Mert ve Atakan arasında gidip gelmesi, Eren'in aşırı korumacılığı, Doğu'nun belirsizliği, Hayal'in gereksiz iyi niyeti, saçma sapan aşk üçgeni oluşturulma çabası... Bilmiyorum, belki de gereksiz yükleniyorum kitaba ama yazar bir sır perdesi oluşturmaya çalışırken iyice batırmış işi. Anlatmak istediğini anlatamamış gibi geldi. Siz yinede bir şans vermek isterseniz verebilirsiniz ama vaktinizi boşa harcamayın derim.
Puanım 5/10