10/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2022 10. kitabı
·
73 günde okudu
·
Okunma: 02 Ekim 2022 20:54
2,3 yıl oluyor bu kitabı bitireli. Inceleme yazmaya çekinmiştim. Okur kitlesinden görüyorum ki bunu bir "aşk kitabı" olarak yorumlayanlar hatta durmayıp Ruth'u haklı bulanlar var. Şok oldum. Cevaplarımı inceleme içinde vereyim. Martin Eden sıradan bir denizci, aniden burjuvaların arasına düşüyor. Kendi dünyasıyla onlarınkini karşılaştırdığında kendini aşağı görüyor. Üstüne bu evde güzeller güzeli Ruth var tabii. Kendini bu izdivaca layık görmüyor ve kendini geliştirmeye başlıyor. Kitabın bu kısımlarından aslında belli oluyor Martin'in Ruth'u gözünde büyüttüğü, sonradan "onun seviyesini" aşacağı. Aslında Ruth'un bir seviyesi yok. Zaten ayrıcalıklı bir aileye doğmuş ve öğrendikleriyle yaşıyor, Martin gibi kendine yeni bir şey katmıyor. Yani Martin'in denizci oğlan konumu neyse Ruth'un da o. Martin denizciliği bırakıyor tabii, ondaki para da geçimine bir süre yetiyor. Bu sıra darwin okuyor, sosyoloji okuyor, siyaset okuyor. Sonradan çalışmak için bir tesise gidiyordu sanırım, orada çamaşırhanede çalışıyor. Kitabın bu kısmını çok seviyorum. Insanlık dışı çalışma koşulları, sınıfsal sorunlar işleniyor. Şehre döndüğünde yazar olmak istiyor, dergilere yazılar, hikayeler gönderiyor fakat nafile. Bu sırada Ruthla oldular tabii. Ruth'a göre çayırda çimende şiir roman okumak iyi hoş ama bu kadarını istiyor. Ruth'un babası Martin'e torpille geleceği entelektüellikten uzak beyaz erkek işi teklif ediyor Martin kabul etmiyor tabii ki. Ruth ise Martin'i bu işi kabul etmesi için zorluyor, konu sürekli ona geliyor. Yazar olmasını istemiyor, hayallerini desteklemiyor. En nihayetinde de ayrılıyorlar. Şimdi adını unuttuğum bir adam var ki... Ah o adam. Martin'in Ruth'un evindeki salak toplantılardan birinde tanıştığı solcu bir yazar. Martin'i kendi entelektüel dostlarıyla tanıştırıyor Martin burada tartışmanın, fikrini savunmanın hazzını deneyimliyor. Martin yazı, şiir göndermeye devam ediyor ve Martin'in sonunda keşfedildiği, para kazandığı gün gelince Ruth da geliyor :D Allem kallem ediyor Martin'e, ama boş tabii. Martin ünlenip bayağı para kazanıyor, yazılarına burun kıvıran dergiler ona bir bir yalvarıyor. Değinmedim ama Martin aç, kötü günler geçiriyor tabii. Yayınevlerinin, editörlerin ve tabii ki Ruth'un gerçek yüzünü gördüğünde derin bir depresyona giriyor, bu sırada yol arkadaşı da intihar ediyor. Araştırmak, yazmak için uyumayan Martin sürekli uyumaya ve hiçbir şey yapmamaya başlıyor. Sonra da aldığı adaya tatil yapmaya giderken denize atlayıp intihar ediyor. Bu inceleme benim tarzım değil özetlemeyi sevmem ama kendimi bu şekilde daha iyi ifade ettim bu sefer. Anlayacağınız Ruth akılsız burjuva kızı, Martin'i kullanmaya çalışıyor ve ikisinin hikayesi değil Martin'in kişisel gelişim hikayesi. Yarı otobiyografik bir roman. Sayfası fazla ama ben erken bitirmemek için kendimi frenliyordum. Okurken de manik dönemdeydim :D En sevdiğim romandır. Jack London'ın diline bayılıyorum zaten. Harika bir kitap
Edebiyat
Martin EdenJack London · Ren Kitap · 2020135,3bin okunma
·
81 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.