·512 syf.····Okunma: 10 Ocak 2025 18:18 İlk sayfalarda bile merak duygusunu hemen alevlendiren sürükleyici bir polise romanı.
Suç psikiyatrisi olan Doktor Claps, herkesin düşündüğü seri katilin izini aramakla başlıyor. Bu katil sürekli polisleri yanıltarak, hedef şaşırtarak insanlarla satranç oynar gibi oynamaktadır ve bunun uğruna masum canları hiçe saymaktadır. Katilin, başta tek başına olduğu ve sadece psikolojik sorunları olan biri gibi düşünülüyor, sayfalar ilerledikçe cinayetleri, başka ülkeden yönlendirilen birine yaptırdığı ortaya çıkıyor. Bu oyunun satrançtaki 3 hamle gibi bitirileceğine dair Gazeteci Greta’ya mail yoluyla herkese mesaj göndererek olayları farklı yere dikkat çekmek istiyor. İlk 2 hamle; masum 2 kadının vahşice katledilmesiyle son hamlede ise Greta’nın öldürülmesi planlanıyor. Katil sandığımız Nicola’nın korumacı polisi öldürdükten sonra Greta’yı tam öldürüyorken işler beklediği gibi olmuyor. Dr.Calps’ı ağır yaralayarak ve polisler tarafından öldürülmesiyle sonuçlanıyor. Herkes katilin öldüğünü ve olayın kapandığını düşünüyor bir süre. O sıralarda ilk ölen kadının sevgisilinin intihar haberi geliyor bunun üstüne Dr. Calps’ın bilinci yerindeyken son söylediği cümleler asıl oyunun bitmediği her şeyin baştan düşünülmesi gerektiğini Polis Sensi, ekip arkadaşları ve Greta tarafından akıllarda kalıyor. Bunun üzerine yapılan araştırmalar sonucunda, asıl katilin kim olduğu asıl hedefin başkası olduğu ve tamamen olayın bir seri cinayet meselesi olmadığı anlaşılıyor.
Kadınların vahşice öldürüldüğü sahnelerin, gözümün önünde canlandığı anlar beni çok ürküttü ve çok üzücüydü maalesef.