Tesadüfler hep güzel gelmiştir, hep içine çekmiştir beni. Bu kitabı kalem almak için girdiğim kırtasiyede, kendimi çok yalnız hissettiğim bir zamanda gözüme ilişip beni çağırmasıyla tanıdım. Hemen aldım, eve gidip okumaya başladım. Peyami Safa'nın son romanı olduğunu okudum ve bu beni daha çok heyecanlandırdı. Olgun bir kalemle yazılmış bir psikolojik roman... Peyami Safa, kendisini romanda bir kahramana temsil ettirmiş ve sözünü söylemiş. Bu kahramanımız Samimm. Kendisi de diyor zaten Bir tereddütün romanında "ve düşündü ki, en afakî zannettiğimiz romanlar bile, muharririn ruhunu muhayyel kahramanlar vasıtasıyla aksettiren bir otobiyografiden başka bir şey değildir." Yalnızız, insanı ürperten, sapık bir şüphe motifi ile başlar. Sonra tereddütler, şüpheler, cemiyetimizin sınırlarını aşmayan değişik durumlar içinde mevzularını değiştirerek sürer gider. Samim bir yandan, içinde yaşadığı cemiyetin ve birlikte olduğu insanların meselelerini idrak ölçüleri içinde çözmeye çalışırken, odasına kapandığı zamanlarda da Peyami Safa'nın "Simeranya" ülkesini yazmaya ve hayatın problemlerini orada çözmeye çalışır. Maddenin üstünde bir mânâ, fiziğin ötesinde bir metafizik gerçeği, dünyadaki bütün kıymetlerden başka ve onların üstünde bir ruh ve bir Allah vardır. Bu gerçekler bilinmedikçe, ilim ve teknik bu bütün içindeki yerini almadıkça insanlık buhrandan buhranına sürüklenecek, huzur ve sakinliğe kavuşamayacaktır. "Bir öksürükle gökte bir yıldızın düşmesi arasında sıkı münasebetler vardır ve bunlar bir büyük oluş prosesinin ayrı ayrı görünüşleridir" Samim ve Meral... Samim, Meral'den yaşça çok büyük olmasına rağmen aralarında güzel bir sevgi var. Meral'in yalanları karşısında Samim'in yaptığı ruhsal çözümlemeler beni çok tatmin etti. Meral'e her defasında 'ne olursa olsun dürüst olalım' demesine rağmen asla istediğine ulaşamayan Samim, bu durumu da çok güzel tahlil ediyor. Meral'e hayatı öğretmeye çalışıyor. Ben Samim'in Meral'e olan kucaklayıcı tavrını çok takdir ettim. Samim aşkını mantığıyla birleştirerek o kadar güzel ifade etmiş ki çok yerde Meral'e kızdım. Ama Samim onun iç dünyasını öyle iyi anlıyor ki ona hak veriyor. 'Eh be adam düzelmiyor işte kız. Kendine kendin gibi birini bulsana, yoruluyorsun çok fazla' diyorum sürekli ama aşk bu mücadele ister. Mücadele... Mücadele konusunda Samim kız kardeşi Selmin'e şöyle söylüyor "Şimdi sen, aşk mücadelesi değil mücadele aşkı içindesin." Bunu ayırabilmek gerekiyor. Bazen o kadar çok savaşırız ki bir şeyi elde edebilmek için bir süre sonra o savaş tatlı gelmeye başlar. Bitsin isteriz ama bitmemesini de isteriz. Öyle işte.. Çok çok çok tavsiye ediyorum.