Büyük kardeşim Mustafa Kemal, tatil günlerini geçirmek için Selanik'e gelmişti. O zaman manastır askeri idadesinde okuyordu. Bir akşam yemeğimizi yerken annemin gözleri sevincinden yaşarmıştı. Konuşmaya başladılar.
Annesi:
— Sen ne yakışıklı bir delikanlı olmuşsun Mustafa dünya gözüyle senin mürüvvetini, bahtiyarlık getiren düğününü görmek isterim. Sana bir kız aramak bana farz oldu şimdi.
Mustafa Kemal:
— Bırak anne bu şakayı. Askerin mürüvveti, nişanlısı, her şeyi memlekettir. Hiç evlenmeyeceğim ben. Hem kapalı gözle ne diye evleneyim anne.
Annesi:
— Kim diyor sana kapalı gözle evlen diye oğlum? Kızı ben arayacağım sana. Göreceğim, huyunu sorup soruşturacağım ve sonra birer birer anlatacağım sana.
Mustafa Kemal:
— Böyle evlenilmez. Böyle sağlam bir aile kurulamaz anne. Seçeceğin hanımla sen değil ben yaşayacağım. Siz ikiniz değil, biz ikimiz anlaşmalıyız. Şaka değil bu insanlar bir kere dünyaya gelirler. Benim bahtımla oynamak ne kadar büyük bir haksızlıksa, bir kadının bahtıyla oynamak da yine o kadar büyük bir haksızlıktır.
Makbule AtadanBüyük Kardeşim Atatürk