Merhaba arkadaşlar. Hepimize iyi geceler. Yine bir Perry Mason macerasına atılıyoruz. Perry Mason ile devam etmenin çok iyi bir his olduğunu söylemek istiyorum. Yine başlamadan komik gelen romanlardan birisi olduğunu söyleyelim. Kitabın orijinal ismi The Case of the Dubious Bridegroom yani Şüpheli Damat Vakası gibi çevrilebilir. Ancak kitap çevirisi dillere destan. Ofiste gözünü açıp bir bacak gördü diye koca kitabın adını bu şekilde değiştirmek sinir bozucu ama bir o kadar da komik yahu!
Diğer yandan bu kitabın konusunu beğenmedim. Şu bizim revaçta olan gündüz kuşağı programları gibi hissettirdi bana. Yok efendim o eski eşiymiş, yok bu kadın yeni eşi olacakmış aman efendim bunların evliliği tanınmalıymış bunun için ülke değiştirip yasallık sağlamaları lazımmış. Eski eş bir yandan sorunlar çıkarıyor diğer yandan Mason kendi sıkıntılarını çözmeye çalışıyor açıkçası biz okurlar da ne olduğunu çözmeye çalışırken kitap adına tek olumlu tarafım yine mahkeme sahnesinde Perry Mason’un ortaya koyduğu tavır desem yeridir.
Diğer yandan ilk eşin öldürülmesi ve ikinci eşin suçlu görünmesi tamamen olasılık dahilinde olsa da okların bizim karakterimize çevrilmesi çok saçma. Sonuç olarak Perry Mason ilk defa ortaya çıkan bir karakter değil. Her kitapta yenilenen mahkeme sahnesinden önce salondaki herkese reset atılıyorsa hatta bütün ülkeye format atılıp tüm insanlar birbirine her defasında ilk kez görüyorsa buna bir itirazım yok ama bu şekilde okların kahraman kişiye dönmesi heyecan çıkarmakta çok hikayenin amacını saptırıyor, görüşündeyim.
Bir diğer noktada bizdeki hukuk ile yabancı hukuk kavramının farkından mı kaynaklanıyor yoksa yazar kendisi mi uyduruyor bilmiyorum ama birinden boşanırsanız, boşanırsınız. Yani öyle olmuş da aslında boşanmamışız da hadi şu meseleyi bir irdeleyelim demek çok saçma. Gerçi artık bizde de boşanma davaları eskiye nazaran çok daha uzun sürüyor bunu biliyorum ama birinden de boşanıp boşanmadığını da bilirsin diye düşünüyorum. Yani bu hikaye ilgimi çekmediği için, haliyle kurgusuna da ısınamadığım için biraz yerden yere vurur gibi gözüksem de asıl ihanet yazarın kaleminden çıkardığı her satırı övmemle gerçekleşirdi diye düşünüyorum. Bu kadar kitap içinden kurgusunu beğenmediğim birkaç tane çıkması da normaldir. Biri de bu eserdir diyebilirim.
Ancak yazara tamamen kızmadığımı da belirtmek isterim. 1949 kurgusunu günümüz şartlarına göre uyarlamak kolay olamaz elbette. O zamanın şartlarına göre düşünmek en doğrusu olacaktır. Mesela o yıllar için bir kayıt cihazından tutalım da insanların giyim tarzlarına kadar pek çok unsur göz önüne alınmalıdır. Benzinlikteki bir pompacının kıyafetinden hangi bölgede nereye gideceğinizi ve alternatiflerinizin asla olmamasına kadar. Bunlar günümüz için önemsiz ama o dönem için önemli detaylar. İnsanların da önem verdiği detaylar. Hatta günümüzde pek çok ‘İYİ’ dediğimiz yazar da bu meseleyi kavramış ki hikayeleri hep belirli alanlar içinde geçen kurgular oluşturuyorlar. Bu dikkat çekici durumlardan bir başkası.
İncelemeler:
#54080005#81013469#81346276#84407532#85307635#87829552#88739286#89546521#90897283#134189056#262745858
Okumalar:
Amber Denen Kedi
Apandisit
Arsenik
Bir Çift Güzel Bacak Gördüm
Çığlık
Her Kombinezon İçini Göstermez
Kabus
Kördüğüm
Ölen Kim
Siyah Otomobil
Şantaj
Tuzak İçinde Tuzak
Hepimize iyi okumalar dilerim..