ÜÇ IŞIK
Herkese Merhabalar...
Bugün sizlere yepyeni bir kitap ile geldim.
Öncelikle kapağına görür görmez bayıldığımı söylemem gerek.
Okuyunca konusuna ve içeriğine de bayıldım.
Ben bu tarz kitapları okumasam da okuyunca sevdiğimi de itiraf etmeliyim.
Hatta bu kadar seveceğimi düşünmemiştim.
Fazla isim olması ise bu defa asla gözüme batmadı hatta her birini hafızama kaydettim yazar oldukça başarılı bir iş çıkarmış.
Çünkü elime alınca bırakmak istemedim ve tıpkı bu kitaptakiler anlatılanları dinleyenler gibi bende ne olduğunu merak ediyor ve devamının gelmesini istiyorum.
Kitap içinde kitap olan kitapları sever misiniz ?
Ben çok severim ama bu öyle uzun uzun karmaşık değil korkmayın.
Başında ve sonunda var sadece...
Kay Gecesi ile başlıyoruz.
Kaycı nene her aksam orada olan halkı toplayıp türlü türlü masallar anlatır.
O gece ise eski bir dostu tarafından ona getirilen bir kitabı okumak istediğin söyler ve başlar.
Ordubalık şehrinin muhafizlarinin başkumandanı ölmüş ve töreleri gereği hemen bir seçim yapılması gerekir.
İşler biraz karışık olsa da nihayetinde Ediz başkumandan seçilir.
Vakit kaybetmeden de görevine başlar.
İlk işi ise Abay Ülkesini içlerindeki hainlerden korumak için muhafizlarindan olan Hatisa'yı casus olarak imlaratorun ne yaptığını öğrenmek için görevlendirmesidir.
Bu görev oldukça tehlikeli olsa da Hatisa kabul eder ve köle olarak toplanan şehir Hare'ye gider.
Gidince ise her şeyin ne kadar farklı olduğunu görür ve orada da talimlere tutulur.
İmparator tarafından o ve arkadaşları ise Altın Dağlar'a gönderilir.
İşte Ediz'in de asıl öğrenmek istedikleri budur.
Umay adında birini bulmaları istenir.
Hatisa ve arkadaşları bunu yapmaya mecburdur ama çıktıkları bu yolda öyle şeyler yaşar ve öğreniler ki artık tek amaçları adaleti sağlamak olacaktır...
Ama bunun için yaşamaları gerekenler hiç de kolay olmayacaktır...