Benim için yılın ilk kitabı oldu. Osmanlı İmparatorluğunun son elli yılının panoraması. 93 Harbiyle başlayan bir hikâye.
Yazarın şiirlerini okumuştum. Türkün Şehnâmesinden
"Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır
Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır" kendisinin meşhur beyitidir.
Dolayısıyla yazarın kalemi güçlü, bol tasvirli bir eser. Konaklarda, yalılarda, köşklerde ve çay partilerinde sık sık dolaştırıyor. İstanbul'un kalburüstü, kalantor, iki yüzlü birçok insanı romanda yer bulsa da asıl karakter İstanbul oluveriyor. İstibdat, Meşrutiyet ve Mütareke İstanbul'u baş karakter Adnan'ın şahsında bütünleşiyor. Adnan milliyetçi, vatansever, dürüst ve namuslu bir hukuk mezunu olarak karşımıza çıkıyor. En azından sözlerinden bu anlaşılıyor. Onun diğer karakterlerden, diğer karakterlerin de birbirinden pek farkı olmadığını görebiliyorsunuz. İnsanları tanıdıkça hareketlerine şaşırmıyorsunuz.
Zenginin ve güçlünün etrafında pervane olanlar, içgüdülerinin emrinden çıkamayanlar, ülke işgal edildiği hâlde yalnız kendi rahatını düşünenler, fikirleri başka olsa da kişilikleri aynı olanlar...
Roman kadın-erkek ilişkilerine, evliliklere, aldatmalara çok fazla değiniyor. Bunlar, karakterlerin iç yüzünü gösterip herkesin çok bireysel ve bencil olduğundan dem vursa da romanın beni sıkan tarafı bu oldu.
Bazı pasajları, diyalogları ve tartışmaları çok beğendim. Romanın dili güzel.
Çoğu kişinin kabul ettiği gibi ben de en iyi Türk klasiklerinin arasına bu kitabı eklerdim. Bu romana sadece tarihî bir roman olarak bakabileceğimizi sanmıyorum. Psikolojik, sosyolojik tahlilleri çok. Yazarın tarih ve edebiyat birikimi belli oluyor. Bazı yerlerde kendimi biraz Emile Zola okuyormuş gibi hissettim. O çürümüş Paris'i anlatıyordu, bu Tevfik Fikret'in sis sarmış İstanbul'unu.
Sonra Kurtuluş Savaşının başarıya ulaştığını görüyorsunuz ve Ankara'yı İstanbul'dan izlemeye başlıyorsunuz. Belki Ankara'dan göreve çağırırlar, kalpağı takıp giderim diye bekliyorsunuz ama öyle hemen çıkıp gidemiyorsunuz da. Bunu ne kadar isteseniz de kendinizi buna lâyık görmüyorsunuz. Çünkü İstanbulsunuz. Adnan, İstanbul'dur.
Üç İstanbulMithat Cemal Kuntay · Oğlak Yayıncılık · 20203,372 okunma