Puan vermedi·524 syf.····Okunma: 07 Kasım 2024 18:59 Aşk denince aklınıza neler geliyor? Ne kadar güzel olduğu; ayaklarınızın yerden kesilişi, yaşanan onca büyülü anılar ve tabii bu anları yaşayalı biraz vakit geçmiş ise ayaklarınızı yerden kestiği gibi nasıl dibe vurdurabileceği. Orhan Pamuk aşkın tüm evrelerini- aşık olma, bağlanma ve aşkın ölmesi- Ana karakterimiz Kemal'in ağzından bu kitapta anlatıyor. İddialar bu yönde ama bana kalırsa Kemal'in hisleri başlangıçta aşk idiyse bile ilerleyen zamanlarda Sibel ile ayrılıklarından dolayı ona yaşattığı zorluklar, Sibel ile olan ilişkisinin ibretlik bir hikayeymişcesine bekar genç kızlara anlatılarak namus üzerinden nutuk atılması, ki sadece bu durum Kemal'in Sibel'e hissettirdiği duyguları bize anlatıyor, Sibel'in Kemal için aylarca verdiği çabadan sonra onu yüzüstü bırakmasından dolayı kendi arkadaş çevresinden destek görmeyi beklediği noktada dışlanmaya başlaması, babasının vefatı ve tabii babasının vefatından sonra Satsat'ın kendine kalması fakat abisinin hırsla ona bir noktada ihanet etmesi ve çalışanlarını çalması gibi durumlar Kemal'in biricik aşkı olan Füsun'u Kemal'in biricik takıntısı, onun tek kaçış noktası haline getirdi gittikçe.
Kitapta Kemal'in eşya toplamaya olan ilgisi koleksiyonerlik olarak yansıtılıyor ama bu sadece takıntısının kendini gösterme şekillerinden biri çünkü bir noktada onları toplamayla kalmıyor, ileriye gidip o eşyalara Füsun'un dokunduğu anları düşünerek acizlikle onları yalıyor yada onlarla uyuyor. Kemal ve Füsun'un aşkı yıllar sonrasında ancak yeşerebilecek fırsatını buluyor fakat çokta uzun sürmüyor, aşkları yaşayamadan ölme evresine geçiyor. Trajik bir şekilde biten aşktan sonra Kemal!in aşkına olan takıntısı daha da büyük bir hale geliyor ve artık sadece sevdiğinin dokunduğu eşyaları değil dokunmuş olma ihtimali olanları da toplamaya başlıyor. Bana kalırsa bir kısma kadar evet, Maumiyet Müzesi bir aşk kitabı ama bir yandan da aşkın bir adamın uzun yıllar yaşadığı sıkıntılardan kaçış şekliydi Füsun ile Kemal aşkı. Okurken Orhan Pamuk etkisini kolayca hissedip kitabın akışına katılıyorsunuz ama ben okurken fazlasıyla rahatsız olup elimden bıraktım kitabı. Rahatsız olup olmamak biraz da sizin aşka olan bakışınızla alakalı diyebilirim.