Puan vermedi·350 syf.··
Beğendi
·
2025 2. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2025 09:05
Emile Zola'nın Meyhane romanı, 21 romanlık Rougon-Macquart dizisinin yedinci cildidir. 1877'de yayımlanan eser tartışmasız Emile Zola'nın başyapıtlarından biridir. Roman yayımlandığı dönemde büyük fırtınalar koparır, edebiyat dünyasını adeta ikiye böler. Kentin gözden ırak köşelerinde yaşayan işçilerin yoksullukla, aylaklıkla, alkolle çürüyen yaşamlarını, ahlaklarını yitirişlerini çamaşırcı Gervaise (Jervez) başkarakterinin hikayesi üzerinden natüralist bir üslupla anlatır bize yazar. Eserin önemine değindikten sonra bu kitapla ilgili kötü deneyimimi paylaşmak istiyorum: Bu ay Émile Zola okumaya karar vermiştim ve ilk Thérèse Raquin eserini yani yazarın doğalcı (naturalist) edebiyat anlayışını sergileyen ilk büyük romanını okudum. Sonra Meyhane ve Nana ile devam etmeyi planladığımdan bu kitapları kütüphaneden ödünç alarak okumaya karar verdim. Kütüphanede Meyhane’nin Kum Saati Yayınlarına ait nüshasını buldum ve okumaya başladım. İlk sayfadan itibaren imla hatalarıyla dolu bir kitap olması beni çok şaşırttı. Bu kadar hatanın olduğu bir çeviriyle ilk kez karşılaşmıştım. Hemen gidip başka bir yayınevi basımı var mı diye merak ettim. Sadece Klas Yayınları çevirisi vardı. Açıkçası onu da beğenmedim. Kum Saati Yayınlarından çıkan kitapta özel isimlerin orijinal dilindeki okunuşlarıyla yazılmış olması bu olumsuzluklar yanında hoşuma giden bir taraf olduğundan ve başka bir yayınevi seçeneği de kalmadığından bu çeviriden okumaya devam ederek kitabı bitirdim. Kitap okumanın yararlarından biri de dil bilgisi kurallarının doğal öğrenimi olduğundan bu imla hatalarının böyle önemli bir eserin çevirisinde yer alması hiç hoşuma gitmedi. Türkçe konusunda çok iyi olduğumu iddia etmiyorum ama bilinmesi gereken başlangıç kurallarının bile bilinmediğini, önemsenmediğini gösteren vasat bir çeviriden ilk defa kitap okumak zorunda kalmak benim için kötü bir deneyimdi.
MeyhaneEmile Zola · Kum Saati Yayınları · 20104,695 okunma
·
343 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
İlk ve ortaokulda sovyet (Azerbaycan) döneminden kalma, her ay imla ve inşa (kompozisyon) yazıları yazdırırdı öğretmenler. Şimdi kaldırdılar ve çocuklar yazmayı bilmiyorlar. Gelişme dedikleri şey sanki gerileme 🤔 İncelemenizin sonunda bahsettiğiniz durumu Türkiye'ye ilk geldiğim yıllarda farketmiştim. Gelişmiş ülke gözüyle bakıyorduk. Fakat, geç de olsa anladım ki, gelişme ekonomiyle olmuyor; eğitimle, insanın gelişmesiyle oluyor.
Elif
Gönderi Sahibi
Katılıyorum size. Ayrıca eğitimli insanlar bile yeterince titiz değil dil ve yazım konusunda.