Eveeeeet, yeniden merhabalar. Yorumum spoilerlı olucak o yüzden dikkat edin:D
Hikâye Saige' in ağzından anlatılıyor. 6 yıldır beraber olduğu Zaiden la beraber kahini falan arıyorlar. Bu yolculukta da bir sürü kişi ile tanışıp dost oluyorlar. Yeri geliyor tabii ki de ihanete uğruyor ve isyancı kampında esir alınıyorlar. Kurtulsalar da Cyra olacak şarlatanı geri alabilmek için Euiranın şifacısını falan kaçırıp anlaşma yapmaya çalışıyorlar. Lakin Euria'nın şifacı kızı öldürmesiyle Saige, büyük bir hengamenin ardından esir alınıyor. Kitabın sonunda da dördüncü kitabın kimin ağzından yazılacağını öğreniyoruz.
Olaylar bu şekildeydi ve her zaman olduğu gibi sinirlerimi bozan şeyler oldu. (Evet bir şeye de sinirlerim bozulmasa olmaz :D)
Öncelikle Zaiden karakteri. Şahsen benim birinci kitapta tanıdığım zaidenla bu kitapta okuduğum Zaiden kesinlikle aynı kişiler değildi. Tabii ki de aradan altı yıl geçmiş, ufak değişikler olabilir, bir olgunlaşma süreci geçirmiş olabilir AMA! bir insan kişiliğini de kaybetmez abi. Adamın birinci kitaptaki kişiliği gitmiş yerine kör kütük aşık olan, hiçbir fikri ve ideası olmayan bir karakter gelmiş. SAİGE NE DERSE ONU YAPIYOR! ROBOT MU BU ADAM!!? GÖZÜ SAİGE TEN BAŞKASINI GÖRMÜYOR, DÜNYAYA BİLDİĞİNİZ DÜZ BAKIYOR! DÜZ!!
Saige şöyle bir plan mı yapmış, sen ne dersen yaparım Siyah kuğu.
Saige ortaya bir fikir mi sürdü, sen daha iyisini bilirsin Siyah Kuğu.
DÜŞÜNMÜYOR! TEK DÜŞÜNDÜĞÜ SAİGE YARALANIR MI!? TAKINTILI HERİFİN TEKİ!
Neymiş, Saige yanında olmasa onsuz bile nefes alamazmış. Eğer o ölürse onun da yaşamak için hiçbir sebebi kalmazmış, kendisini öldürürmüş... Vs vs. BU AŞK DEĞİL! Bu SAPLANTILIK! Bu tarz gerçek hayatta birisine rastlasam, dese ki sen yanımda olmadan ne yapcağımı şaşırıyorum, sensiz soluk dahi alamıyorum, derdim ki s*KT*r