Nietzsche Ağladığında’yı okumak dönem filmi izlemek gibiydi benim için. Psikolojiyle ilgiliyseniz ismini çokça duyduğunuz kişilerin kurgusal diyaloglarına şahit oluyorsunuz. İlgili değilseniz de anlamayacağınıza yönelik bir algınız oluşmasın çünkü yazarımız Yalom öyle bir kurgusallık yapmış ki neyin gerçek neyin kurgu olduğuna yönelik şüphelere herkesi düşürüyor. Bu kurgusallığın içine bir sürü öğretinin katılması ama bunun anlaşılmaz kelimeler altında değil de tamamen sohbet havasında verilmesi de dahil. Bence okuyan kimse pişman olmaz. Marmarayda elimde gören hanfendi “ aaaa Nietzsche Ağladığında…okumuştum ama bir daha okuyacağım”dediğinde henüz bitirmediğim için dediklerine anlam verememiştim. Şimdi anlıyorum, bir daha okumayı düşünülecek cinsten.
2025’in ilk kitabı. 2024’te başlanan 2025’te biten. Benim yüzümden. Olsun, canım sağ olsun.