Geçen gün kızımız Umay'la mutfakta bir şeyler yapıyorduk ki,
— "Ay." dedi. "Instagram'dan bu resimleri silmen lazım."
— "Neden?" diye sorduğumda.
— "Bunlar duyurular, ıvır zıvır. Böyle bakınca estetik durmuyor. Çoğunun vakti geçmiş artık çöp." dedi.
— "Sen yapabilir misin?" diye rica ettiğimde de,
— "Ver bana yapayım." dedi.
Uğraştı, uğraştı, uğraştı, böyle yirmi dakika kadar zaman geçirdi ve nihayet temizledi. Ardından,
— "Şimdi bir bakalım." dedi.
Bir de ne görsün, hiçbiri silinmemiş. O kadar emeğim boşa gitti diye hayıflanınca gülümsedim.
— "Nasıl hissediyorsun Umay?" diye sordum.
— "O kadar emeğin boşa gitti. Çok kızgınım."
— Ben de "yirmi otuz dakikan boşa qitti diye bu kadar üzülüyorsun ya." dedim ona.
— Peki bir kişi tüm emeğinin boşa gittiğinin farkına ancak ölüm döşeğinde varırsa? Derin bir sessizlik oldu.
İnanın hiç uzak değil. Elbet kişinin başına böyle bir an gelebilir. İşte hayatın o noktasında artık numara çekemiyorsun.Ömrünün son anında şunun farkına vardığını düşün: Ben aslında hiç yaşamamışım ki. Dahası bunu da o an idrak ediyorsun.Doğan CüceloğluVar mısın?