8/10
·480 syf.··
2007 10. kitabı
·
42 günde okudu
·
Okunma: 06 Eylül 2007 00:00
Sefiller, romantik edebiyatın seçkin yapıtlarından biri olarak kabul edilse de bence devrin pek çok realist unsurunu romantik bir üslupla aktarmıştır. İçeriğine baktığımızda yazarın ilhamını Eugene Vidocq'un hayatından, Fransız ihtilalinden ve kitaba da ismini verdiği üzere halkın sefaletinden aldığını görüyoruz. Dolayısıyla da eser aslında incelenmesi gereken pek çok alt başlığa sahip. Victor Hugo'nun Eugene Vidocq'un hayatından etkilenerek oluşturduğu Jean Valjean isimli karakter 19 yıl kürek mahkumiyeti yaşamış bir hırsızdır. 19 yıl boyunca kefaretini ödemeye çalıştığı suçu ise bir ekmek çalmaktır. Aslında en büyük suçlu kendi insanını ekmek çalmaya yöneltecek kadar sefalet içine düşüren devlet ve imparatorken, her zaman olduğu gibi boyunduruğu garibanın üstüne geçirmek kolay gelmiştir. Hapisten çıkan Jean Valjean, geçen sürede insani yaşamı unutmuş ve taşıdığı suçlu damgası ile nereye gitse hor görülmüş, iyiliğin eski bir tanığı haline gelmiştir. O yüzden kendisine iyi davranan bir papaza dahi karşılık verememiş ve onun evindeki gümüş takımları çalmıştır. Polis tarafından yakalanan Jean Valjean'ın papazın ondan şikayetçi olmaması ve üzerine de hem çaldıklarını hem de iki gümüş şamdanı hediye etmesi ile hayatında bir dönüm noktası oluşacaktır. Ancak papazın ondan tek bir isteği vardır: iyi bir insan olması. Aradan geçen zamanda hem iyi hem de zengin bir adama dönüşen Jean Valjean, bir gün polis memuru Javert'in elinden Fantine adlı düşmüş bir kadını kurtarır ki bu da yazar Hugo'nun yine gerçek hayatta bizzat yaşadığı bir durumdur. O günden sonra Javert, Valjean'ın peşine düşer ve eski bir suçundan dolayı onu yine hapse atar. Hapisten kaçan Valjean, zamanında polisin elinden kurtardığı Fantine'in kızı Cosette'i alıp büyütmek ister. Aradan seneler geçer, Valjean ve evlatlığı Cosette bir manastırda polislerden saklanarak yaşamaya çalışmaktadırlar. Ancak bir süre sonra yaşadığı küçük dünya Cosette'i mutlu etmez ve her şeyi göze alıp dış dünyaya açılırlar. Bu açılımla yeniden dış dünyanın iki kutbunu; fakir semtleri ve lüks içinde yaşayan zengin kesimlerini görmeye başlarız. Hor görülen fakir semtlerde isyanların kıvılcımları atılmaktadır; insanlar özgürlük ve eşitlik hayalinin arzusundadır. En sonunda cumhuriyetçi isyan patlak verir, bu da bize Victor Hugo'nun yine bizzat tanık olduğu Fransız İhtilali'nin portresini çizmektedir. İsyan sırasında polis Javert, isyancılar tarafından mahkum edilir. O sırada Jean Valjean, kızı Cosette'in aşığı Marius'un peşinden gelmiş ve Javert'i onların elinde görünce her şeye rağmen dayanamayıp Javert'in hayatını kurtarmıştır. İsyan bitip Javert, bir vefa borcu olarak Jean Valjean'ın suçunu affettikten sonra ise bunu kendine yediremeyip intihar etmiştir. Kitap boyunca da aslında Javert'in otoriteyi temsil ettiğini görürüz, kitabın sonlarında intihar etmesinin nedeni de sarsılan otoritenin elbet bir gün yıkılacağını göstermektir. Artık tamamen eser nihayete erdiğinde Jean Valjean, hasta yatağında ve başucunda yanan iki şamdanın ışığı altında can vermektedir. Victor Hugo'nun tamamlaması tam on yedi senesini alan bu şaheser yıllardır hem tarihe tanıklık etmekte, hem pek çok mesajı iletmekte, hem de geçen onca zamana rağmen hâlâ ezen ve ezilenin, sefillerin ve sefaletin portresini çizmektedir. Bir klasik olmayı sonuna kadar hak eden, zamana meydan okuyan ve değerini asla yitirmeyen bu eseri okumanızı mutlaka tavsiye ederim.
Edebiyat & Roman
SefillerVictor Hugo · Antik Batı Klasikleri · 2014105,3bin okunma
·
63 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.