Hepimiz Kendi Godot'muzu Bekliyoruz.
Puan vermedi·124 syf.··
2025 5. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2025 23:26
Samuel Beckett’in Godot’yu Beklerken eserini okurken hayatın kendisiyle dalga geçtiğini hissetmemek elde değil. Vladimir ve Estragon’un o ağacın altında oturup sürekli “Godot gelecek mi, gelmeyecek mi?” diye beklemeleri, aslında hepimizin hayatındaki o bitmeyen bekleyişleri hatırlatıyor. İş görüşmesini, aşkı, terfiyi ya da pizzayı… Ama en komiği şu: Godot kim? Neden bu kadar önemli? Beckett bu sorulara cevap vermek bir yana, kafamızı daha da karıştırıyor. Çünkü belki de mesele Godot değil, bizim ona yüklediğimiz anlamlar. Bir nevi “Hayat bir bekleme salonu, keyfini çıkar” diyor Beckett, ama o salon pek de konforlu değil! Hepimizin bileceği gibi hem de hiç konforlu değil...! Oyun absürt, ama bir o kadar da tanıdık. Zamanın nasıl geçmediğini, saçma sapan konuşmaların bir anda derin felsefeye dönüşmesini ve boşlukta debelenme hissini biz de yaşıyoruz. Pozzo ve Lucky sahneye girip bu kaosu biraz daha renklendirince işler iyice karışıyor. Yine de bir noktada, Vladimir ve Estragon’un o yolda oturup kalkamaması bana tanıdık geliyor: Her şeyi sorguluyoruz ama bir yere gitmiyoruz. Beckett sanki hayatın saçmalığını yüzümüze tokat gibi çarpıp sonra “Bak, gül biraz, çünkü başka çaren yok” diyor. Absürt, komik ve düşündürücü; bu kitap bir bakıma hepimizin hikayesi. Ama hâlâ Godot’nun kim ya da ne olduğunu merak ediyorum, o ayrı… Ölünce de bekleyecek miyim?
Felsefe-Düşünce
Godot'yu BeklerkenSamuel Beckett · Kabalcı Yayınevi · 200010,1bin okunma
·
42 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.