7/10
·94 syf.··
Beğendi
·
2025 11. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2025 11:20
Bugün bir felsefe okuması yapayım, ama beni çok fazla derine daldırmasın ve zihnimi çok yormasın diye gittim bu incecik kitabı seçtim. Derrida ağabeyi de henüz fazla bilmediğim için tanışmış oluruz diye düşündüm. Vay efendim sen misin öyle düşünen! Bu "Çile"yi çektim mi okudum mu bilemedim. İlk 30 sayfayı okuyup II.Bölüm'e geldiğimde, okuduklarımın sadece yarısını anladığımı hissettim, ama anlamadığım diğer yarısını anlamaya çalışırken, anladığım kısımları da aslında tam olarak anlamadığımı fark ettim. Dedim ki "Vaaay! Daha dünkü Derrida'ya bak seeen! Ben ki masamda Sartre eniştemin Varlık ve Hiçlik'ini tarator, Kant amcamın Arı Usun Eleştirisi'ni lakerda, Heidegger ağabeyimin Varlık ve Zaman'ını köpoğlu yapmış gariban bir okurum, seni mi okuyamayacağım?! Sen mi büyüksün, ben mi salak değilim! Görürsün!" ve açtım ilk sayfayı, daldım baştan "Çile"ye. Bu ağabeyimiz en kısa ve en anlaşılır/anlatılır şekilde demek istiyor ki, gündelik hayattaki ödev ve sorumluluklarımız, bizi nezaket kuralları ve uygun davranış şekilleri dahilinde gösterse de aslında bu ödev ve sorumlulukları yerine getirirken büründüğümüz farklı kimlikler sebebi ile tamamen dostanelik/samimiyet ve nezaketten uzaklaşırız. Adam haklı, ama dağılmayalım. Çünkü bir de "giz" hakkında yazdıkları var, ancak onu Derrida abimizden başkası anlatamaz. Anlatmaya çalışırken anladıklarımı karıştırabilirim. Ayrıca şunu da kesinlikle belirtmeliyim; kitabın ismi olan "Çile", ne "Çile Bülbülüm Çile"nin çilesi, ne de "Çekmediğim Dertler Çile Kalmadı"nın. Buradaki Çile aslında, her felsefecinin ve felsefe okurunun içinde bulunduğu "Anlam Arayışı"nın üzerindeki çetrefilli yol; bir nevi eski çağların Hac Yolu... Sağlıcakla...
ÇileJacques Derrida · Kabalcı Yayınevi · 200862 okunma
·
70 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.