Serinin üçüncü ve şuana kadar okuduklarım arasındaki en beğendiğim kitabını bitirirken, bu seriyi hayranlarının pek çoğunun aksine filmlerini izlemeden önce, ortaokul veya lisede, okumuş olmamanın pişmanlığını yaşıyorum. Üçüncü kitapta ciddi anlamda ilk kez Harry'nin anne ve babasına dair gerçekleri öğrendiğini ve bir nebze de olsa mutlu olduğunu görürken Sirius Black'in yaşadıklarını onun ağzından dinlemek bir nebze kalp kırıcı olabiliyor. Karakterlerin her biri o kadar gerçek hissettiriyor ki insana, bazen yazarı düşünerek "bir insan uydurma bir evreni nasıl bu kadar ayrıntılı ve gerçekçi kılabilir" diyorum kendi kendime. Kitabın özellikle son yüz sayfada çok sürükleyici hale gelmesi bir yana, bu seri bana uyarlamalar ne kadar iyi olursa olsun asla orijinal kitapların yerini tutmadığını bir kere daha göstermiş oldu. Zira Harry Potter gibi efsaneleşmiş kült bir yapım bile kitaptaki atmosferi beyazperdeye gerçekte olduğu kadar büyüleyici aktarmak konusunda yetersiz kalmış. Serinin HBO'da mini dizi olarak yeniden uyarlanacağı kesinleşmişken, geç de olsa seriyi okumaya başlamış olmaktan mutluyum. Ticari kaygıyla yapılmış herhangi bir işin, Rowling'inki gibi büyük beyinlerden çıkmış etkileyici evrenleri hiçbir zaman tam anlamıyla sindirip yansıtabileceğine inanmıyorum :) Keyifli okumalar.
Harry Potter ve Azkaban TutsağıJ. K. Rowling