Gramafonlar dizerdim masama
İnce ellerden geçmiş örtüler
Engelli maaşım gülümserdi her ayın başlarında
Gidip almaya üşenirdim ihtiyacım olmasa
Bir evim vardı hiç yadırgamazdım
Senin de hiran burası derdim
Dinlen dinlene bildigin kadar koltukta
Kapının önünde onun pabuçlarını görmek isterdim
Yalnızlığıma ortak bir duruşla
Geç kalırdı raylı trenleri suçlardı
Yavaş yavaş benimsedim onun tren raylarını da
Bir ev, bir kapı, bir pabuç
Vaktim olsaydı ben ugrardım ona
Akşam olurdu beklerdim
Gün yüzü görmemiş kimseler gibi beklerdim
Kapı çalardı o oldugunu bilirdim
Işınlanırdım salondan kapıya
Sarılırdım, sarılırdım, sarılırdım
Boynundaki gül kokusuna
Gülüşürdük sevinirdik
Yan yana gelmemizin hatırına
Gece olurdu gazlambaları eşlik ederdi ruhumuza
Uyurdu, uyurdum, uyurduk
Yarınları kucaklarcasına.
Can Seyfettin AL