·576 syf.····Okunma: 20 Ocak 2025 15:55 Mithat Cemal Kuntay'ın tek romanı. Üç İstanbul İstibdat, 2. Meşrutiyet ve İşgal dönemini anlatıyor.
Adnan karakterini merkeze alarak 35-40 farklı karakterin kişilik özellikleri ve gelişimleri kitapta çok güzel ele alınmış. Dönem ve şartlara göre bütün karakterlerin yozlaşmaları; haysiyetlerinin ve onurlarının bir fiyatının olması da bozulmanın geldiği boyutu bizlere gösteriyor.
Kendini bozmayan üç karakter gördüm. Bunlardan birisi Süheyla karakteri bir diğeri Dağıstanlı Hoca ve sonuncusu Şair Raif. Şair Raif Mehmet Akif mi acaba diye düşündüm durdum kitap boyu.
İki yerde Mustafa Kemal'den bahsediliyorsa da tafsilatlı bir anlatım yok.
İnsanımızın güce bakışını ele aldığını da söyleyebiliriz bu kitap için. İttihat ve Terakki güçlü iken korkulan Adnan, İttihat ve Terakki güçten düştükten sonra selam verilmeyen bir adam oluyor mesela.
Ahlaki anlamda kokuşmuşluğun kokusunu kitaptan alabiliyorsunuz. Bir aralık kimin eli kimin cebinde karıştırdım oldukça. Adnan, neredeyse annesi hariç bütün kadın karakterlerle iliski içindeydi. Mithat Cemal, özel sahneleri büyük bir ustalıkla ele almış. Sanırım aynı zamanda ayak fetişi olan biri. Ayak tasviri çoğu yerde geçiyor.
Bir de tesadüf meselesi var kitapta. Adnan döneminin aksine ateist bir karakter ama bazı tesadüfi olaylara da inanıyor. Kışın evlenmek mesela uğursuzluk. 13 sayısıyla ilgili problemleri var. Salı günüyle ilgili sorunları var diye hatırlıyorum.
Bir de kitapta anlatılan ve beni derinden etkileyen olaylardan biri de şu oldu. Memleket savaşlara girip çıkıyor ama romanın anlattığı karakterlerin bu pek umrunda değil. Resmi tarihte anlatılan Vatan, millet, sakarya, ecdadımız büyük acılar çekti durumu bu kitabın karakterlerinde yok. Onlar sadece kazanacakları paraları düşünüyorlar. Zenginleşmenin derdindeler. Olan yine, her dönemde olduğu gibi, binlerce fakir Mehmet'e oluyor.