Gönderi

Taşlara işlenen sanat ...
7/10
·112 syf.··
2025 1. kitabı
Auguste Rodin ; taşlarla konuşan adam... Bence kitabın en kısa özeti bu, evet Rodin taşlara birşeyler anlatmış ve belli ki taşlar da bu söylenenlere duyarsız kalmamış, bütün kitabı bu hissiyatla okudum ve bitirdim diyebilirim. Baktığı nesnelerde sıradan insanlardan çok daha başka şeyler görüp hisseden Rodin, bu objelere sadece şekil vermekle kalmamış âdetâ onlara insana dair sayısız duyguyu da yansıtabilmiş. Bazı eserleri dönemin sanat çevreleri tarafından sert eleştiriler alsa da o, taşlarla arasındaki özel anlam ilişkisine bildiği gibi devam etmiş. Kitabı okurken bahsi geçen eserleri görmek Rodin'in sanatına etki eden yazarlar da olmuş. Üzerinde uzun yıllar çalıştığı "Cehennemin Kapısı" eserini Dante'nin "İlâhi Komedya" sından ilham alarak yapmış. Ve ayrıca Baudelaire 'ın şiirlerinde satırlara yansıyan pek çok duyguyu o, taşlara inanılmaz bir derinlikte işlemiş. Rainer Maria Rilke ye gelince , henüz genç bir yazar olan Rilke tanışıp onun hakkında bir kitap yazmak için yanına gider ama Rodin' den öyle çok etkilenir ki sekreteri olarak onunla uzun süre kalır. Aslında Rilke , Rodin hakkındaki duygularının hülâsasını kitabın sonundaki şu ifadelerle dile getirmiş ; "Rodin'in yaptığı iş buydu. Dünyasını muazzam bir yay çizerek üstümüzden geçirdi ve doğanın içine yerleştirdi." Esere gelince; Rilke gözlemlediği davranışları, olayları ve nesneleri bir sarraf titizliği ve zarafetiyle öyle hassas bir filtreden geçirerek işliyor ve satırlara döküyor ki her okuduğum eseri ona olan hayranlığımı daha da artırıyor. Kitabın bir yerinde, Rodin'in "eserlerinden birini sözlerle tekrarlayabilmek için bir yıl konuşması gerektiğini" söylediği geçiyordu, Rilke bence tam olarak Rodin'in eserlerindeki o duygu yoğunluğunu mânâsına sadık kalarak anlatabilmeyi başarmıştı. Rodin'in hikayesinde beni en çok etkileyen şey, onun hayatının sonlarına doğru daha çok tabiata yönelmesi, uzun ve tenha yürüyüşler yaparak "Tanrı'nın eserlerine ölümsüz ve yeniden bilinmez olmuş eserlere" dönülmesinin altını çizmesi ve seyrettiği doğanın ihtişamı karşısında "İşte geleceğin üslûbu" demesi oldu. Bana göre Rodin, eserlerine konu olan, öykündüğü "insan bedeni, duyguları ve tabiata" duyduğu hayranlığı artık son demlerind bu eserlerin muessirine ve yaratıcısına hayranlık duyarak geçirmiş. Kısacası Rodin'in yeteneğinden ayrı, Rilke'in ifade dehasından ayrı etkilenerek çok uzun olmayan bu metinde günler süren keyifli ve çokça düşündürücü bir yolculuk yaşadım. Kitabı okuyup, eserleri izlerken Rodin ve onun inançlarımla uyuşmayan sanatının, duygu ve düşünce dünyamı oldukça meşgul ettiğini ifade etmeden geçemeyeceğim. Kendi içinde çelişen, yorucu ve cevabını bulamadığım sorularla bitirdim kitabı. Son söz olarak, şahsi düşüncem; inancımın uygun bulmadığı hiçbir şeyin sanat adı altında meşrulaştırılamayacağı yönünde. Bunlar şaheser olsa bile... Auguste Rodin
1000Kitap
Auguste RodinRainer Maria Rilke · Nora Kitap · 2016121 okunma
·
49 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.