Aynı kitaptan birlikte okunabilecek bir alıntı/m:
“(…) İnsan yaşamının doğasında olan kişisel saygınlık ruhun özünden gelir ve ebedî gerçeğin doğasını ortaya koyar. Bu bağ bütün sorunların, yokluğun ve endişenin üstesinden gelir. Hayatınıza, sizi daima özünüze ve çözümünüze yönelten huzur ve tutarlılık duygusu getirir.” ( #257875653 )
.
Birlikte okunabilecek bir alıntı/m:
“Kendinize şunu sorun: “Bugün yaptığım bana yarın için istediğimi veriyor mu?” Eğer cevap evetse yapmaya devam edin. Eğer cevap hayırsa yapmayı sürdürdüğünüz şeyi değiştirmelisiniz.” ( #263637307 )
.
Yaptığımız tercihin rengini, kokusunu, dokusunu ortaya çıkarmak için (Tanrı’ya inanıyorsak eğer) şu soruyu da sorabiliriz kendimize: BU SEÇİMİMİM TANRI İÇİN, benden O’na olarak, bir armağan değeri taşıyor mu? Bu seçimimim örnek oluşturma açısından bir önemi-değeri var mı? Bu seçimim evrenselleştirilebilir mi?
👇👇👇
“Ben, yaşamın Tanrı’nın size bir armağanı olduğuna inanıyorum. “Yaşamı yaşama biçiminiz” de sizin Tanrı’ya armağanınızdır. Öyleyse, onu çok güzel bir yaşam haline getirin.
( Yaşamak, Sevmek ve Öğrenmek ; 1000K’den)
.
Bu soruya cevabımız hayır ise ama buna rağmen yapıyorsak o zaman ortaya bir sorun çıkıyor: ONURLU HAREKET ETMEYİ ERTELEMEK… Yani bu seçimde es geçtiğimiz onurlu hareket, başka bir seçim deneyiminde karşımıza yine çıkacaktır. Hem de çok daha zorlayıcı olarak. Bundan kaçılamaz.
Diye düşündüm, düşünüyorum.