Bazı kitaplar vardır ki anlatılmaz okunur. Tutunamayanlar da benim için öyleydi. Oğuz Atay ile tanışma kitabım.
İlk defa bir kitabı 20 gün gibi bir sürede okudum aklımı zorlayan, beni çokça düşündüren, kendimi sorgulatan ve bir iki cümle ile özetlenip incelemesi yazılamayacak kadar zor, yorucu ve bir o kadar da harika bir eser.
Her kelimesinde, her satırında gizlenen farklı duyguları barındırıyor.
Hayat doğumdan ölüme bir kitap gibidir. Peki anılar? Anılarımız ise altını çizdiğimiz cümleler değil midir? Ara ara geriye dönüp baktığımız. Tutunamayanlarda aynı hayat gibi ilmek ilmek işlenmiş bir eser.
İçsel dünyasında yarım kalmış birey olamamış, dışlanmış ve yalnızlaştırılan insanları anlatırken okuyucuyu oldukça yorarken aynı zamanda harika bir yolculuğa çıkarıyor Oğuz Atay.
İsmi gibi içinde ki karakterler gibi kitaba tutunmak da zor ama kendinizi bazen Selim'in bazen de Turgut'un yerine koyunca durum biraz kolaylaşıyor. Harcadığınız zaman, gösterdiğiniz çaba işte o zaman anlam kazanıyor.
Benim için İlk başlarda birçok kişinin gözünden Selim'i sonunda ise Tutunamayanlar ansiklopedisi içindeki Selim'in gözünden diğerlerini okumak çok güzeldi.
Okurken beni çok yormasına, zaman zaman beynimi yakmasına rağmen bittiği için çok üzüldüm bir boşluğu düşmüş gibi hissettim kendimi.
Bir roman gibi okuyup geçemeyeceğiniz karakterlerle birlikte duygu yoğunluğunu yaşayacağınız bu kitabı sizce doğru zaman da mutlaka okuyun.
Ve bu yolculukta bana eşlik eden, okumayı ve kitabı daha anlamlı kılan her sayfasında, her satırında altını çizdiğimiz her cümlede aynı duyguları iliklerimize kadar hissetiğimiz canım kitap dostlarım Pelin K. ve E. çok teşekkür ederim