Aşk yavaş yavaş benliğinde bağlılık gösteren var olan duygularını açığa çıkarmak için gerekli olan ve kiminin takıntıya dönüştürdüğü anlaşılması zor, yaşanması karışık bir duygudur.
Aşk yaşanırken tabi gerçek aşktan bahsediyorsak, takıntı, öfke, inat, bencillik gibi duygular olmaz olamaz hafif kalır...Aşk bittikten sonra takıntı dahil her duygu yaşanabilir, bu duyguların aşkla alakası yoktur.
Aşkı takıntıdan ayıran en büyük fark, özgürlüktür. Gerçek aşk, kişinin kendi seçimlerini yapmasına, hayallerini gerçekleştirmesine izin verir. Takıntılı aşk ise, kontrol etme isteğiyle beslenir ve karşılıklı mutluluktan çok, sahip olma duygusuna dayanır.
Sonuç olarak, aşırı takıntıya dönüşmemesi için kendi duygusal sınırlarını tanımaları, sevdiklerileri ve karşılarındaki kişiyi de olduğu gibi kabul etmeleri gerekir. Aşk, bir başkasında kaybolmak değil, birlikte bir süreçten çıkmaktır. Gerekirse sevdiğinin mutluluğu için aşkından vazgeçmektir.