'Azat buzat,bizi cennet kapısında gözet' ..
Semih,Süleyman ve Hamid.Üç arkadaş Florya civarlarında kuşları yakalayıp,kafeslere koyup ardından da 'satmak' için gidilmedik yer bırakmıyorlar.Ellerinde kafesleri sokak sokak dolaşırlar,iki buçuk lira karşılığında insanların kuşları alıp havaya bırakmalarına yardımcı olurlar.Tabi burası Istanbul'dur.Kimse kimseye kolay kolay paranın ucunu göstermez.
Bu çocuklar ne hırsızlık yaparlar,ne namuzsuzluk ne de yağmalama.Isteseler yaparlar aslında çünkü Istanbul'u karış karış bilirler,sokakları tanırlar.Ama bu candaşlar bir arada sabahtan akşama kadar birbirinden güzel kuşları tutarlar ve insanların onları özgürlüklerine kavuşturması için çaba harcarlar..
Hikâyede bir de Mahmud efendi vardır ki,bilmediği kuş türü,balık türü yoktur.
Bir de Dolapderenin 'ağası' vardır :Ali Şah.Kendisi bir yandan atmaca eğitir.Onun eğittiği atmacalar tonlarca bıldırcını yakalar,yemeden,parçalamadan sahibine getirir.
---Yaşar Kemal'in bitmez tükenmez insan sevdasının bir ürünüdür,Kuşlar da Gitti.--