🅽🆄🆂
İki yazar,bir kitap ve ortaya çıkan müthiş ahenk içerisinde yaratılmış karakterimiz Ali Sadi öyle bir bunalımın eşiğinde ki boynuna geçirmeye hazırladığı intihar ipiyle okuru sarsıyor daha kitabın başında
"Ölüm ki bir varlığın yok oluşu .Ölüm ki bir kalbin son atışı,bir nefesin son çıkışı ve nasıl yaşarsan yaşa ister günahkar ol ister inançlı , ölüm yaşamanın bedelidir."Sözleriyle ifade ediyor kendini .Peki neyin bedeliydi yaşadıkları ? On ay öncesine gidip bir bakalım isterseniz .
Modern toplumun yalnızlaşan insanı Ali Sadi'nin zamanla yaşadığı ev gibi ruhu da çürümekteydi. Hayat ona hiç gülmemisti ki .
Doğarken bile annesini kaybetmişti. Sonra babaanne ve şüpheli bir kazada yitirilen baba.
Bunların hepsini Psikolog Eylül 'ün kliniğinde öğreniyoruz.Bu yarım kalmışlığa son darbeyi vuran Deniz aşkı.... İçinde durmayan bu ruhun çığlıkları deva bulacak mıydı dersiniz ?
Bazen hayat öyle yerlerden vurur ki darbesini acılarımızla,belirsizliklerle
yüzleşmeden düştüğümüz kuyudan çıkamayız. Ali Sadi de teker teker yüzleşti tüm acılarıyla . Şüpheler, belirsizlikler teker teker çözüldü hayatında .Bazen sessiz bir çığlık ,bazen gözyaşı bazen de bir şiir oldu satırlarda .
Ölümüne sevdiği Deniz onu neden terk etti ? Babasının ölümündeki gizem neydi ? Eylül nasıl biriydi ki dipteki bir insanı bu kadar yukarıya çekebildi? derken kitabın sonunda tatlı bir şok yaşadım . Peki Eylül kimdi? Sorusuyla başbaşa kaldım
"Yol da sizsiniz yolcu da."
Bu güzel kitapla gerçek aşklar ,ölüm ve yaşam arasındaki ince çizgide beraber yürümeye var mısınız ? Tavsiyemdir canlar