Doğar doğmaz aldığımız isim ve soyisimlerimiz, uyruklarımız, bir başka değişle kimliklerimiz bizlere hayatta neler yüklerler? Amin Maalouf söyle soruyor; "Hayattaki her adımda bir hayal kırıklığı, umutsuzluk, aşağılanma yaşıyoruz. Insanın kişiliği bütün bunlardan nasıl olurda örselenmeden çıkar?" Hiç düşündünüz mü Türk soyundan olmasına rağmen Almanya'da doğup büyümüş, oranın kültürü ile yetişmiş ve belki de oranın dilini Türkçeden kat kat daha iyi konuşan birinin kendini tanıtırken hangi millete daha çok kabul gördüğünü? A. Maalouf, insanların dinine, diline, ırkına, vatanına göre yargılanmasına çok güzel ve hoş bir dille karşılık veriyor. Bunu yaparken sözlerini örneklerle desteklemeyi ihmal etmiyor. Dible arası olmayan biri olup bunu özellikle belirtirken sözlerine Müslümanların dünyada nasıl yanliş anlaşıldığını anlatarak devam ediyor kimi zaman. Yurtlarından ayrılmak zorunda kalan insanları da olması gerektiği gibi objektif bir bakış açısıyla ele alan Maalouf, kimlikler üzerine harika bir deneme kaleme almış. Özellikle dünyada bir Suriye gerçeği varken okumak çok güzel denk geldi diyebiliriz. Keyifli okumalar...